Kapat

Biz Sizi Arayalım!

Adınız Soyadınız

Telefon Numaranız

E-Mail

Mesajınız

Soru ve Cevaplar

Array ( [0] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 16 [title] => Altın İğne RF Uygulaması [key] => [content] =>

Altın İğne RF (Radyo Frekans) Uygulaması, dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda uygulama amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin, iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun bir kaç seansta elde edilmesi amaçlanır.

Altın İğne RF uygulamasında kullanılan Radyo Frekans enerjisi, çoklu ve ince uçlu altın iğneler aracılığı ile derinin altında istenilen noktalara enerjiyi aktarır. Aktarılan enerjinin seviyesi, istenilen etkiye göre azalabilmekte ve yükselebilmektedir. Belirlenen enerji düzeyi ile uygulama bölgesinde iğneler aracılığı ile oluşturulan mikro kanalların iç bölgeleri de ısı enerjisi ile düşük ve orta düzeyde hasarlanır.

Altın İğne RF uygulamasında hedef, cilt yüzeyinde ve epidermis tabakalarında hasar oluşturulmadan radyo frekans enerjisi ile dermiste kollajen ve elastin üretimini tetikleyerek artırmaktır. Radyo frekans enerjisinin ciltte sıkılaşma ve toparlamaya yardımcı olduğu bilinmektedir.

Altın İğne RF uygulaması belirtilen bu rahatsızlık ve sorunlarda iyi sonuçlar almamıza yardımcı olur; akne ve sivilcelerin uygulaması, Akne lekeleri ve sivilce izleri uygulaması, gözeneklerin sıkılaştırılması, çatlak (stria) uygulaması, cilt yenileme ve kırışıklık uygulaması, boyun ve dekolte bölgesinin sıkılaşma ve toparlaması, kol ve bacaklarda meydana gelen sarkmaların uygulaması ve hiper hidrozis olarak bilinen aşırı terleme uygulamalarında kullanılabilir.

Altın İğne RF uygulamasının avantajlarından birisi de yaz aylarında da uygulama yapılabilmesidir. Uygulama sonrasında ciltte bir kızarma ve pullanma görünmez, sadece 3-4 saat sürecek ciltte bir pembeleşme oluşur. Uygulama cildin durumuna, elde edilmek istenen sonuca ve uygulamanın derinliğine göre değişmekle birlikte ayda bir seans uygulanmak koşulu ile toplamda 3 ile 4 seans uygulanabilmektedir.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Altın İğne RF (Radyo Frekans) Tedavisi, Dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda tedavi amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun kolaylıkla sağlandığı bir uygulamadır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:39:26 [update_time] => 2016-12-17 16:20:23 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 16 [title] => Altın İğne RF Uygulaması [key] => [content] =>

Altın İğne RF (Radyo Frekans) Uygulaması, dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda uygulama amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin, iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun bir kaç seansta elde edilmesi amaçlanır.

Altın İğne RF uygulamasında kullanılan Radyo Frekans enerjisi, çoklu ve ince uçlu altın iğneler aracılığı ile derinin altında istenilen noktalara enerjiyi aktarır. Aktarılan enerjinin seviyesi, istenilen etkiye göre azalabilmekte ve yükselebilmektedir. Belirlenen enerji düzeyi ile uygulama bölgesinde iğneler aracılığı ile oluşturulan mikro kanalların iç bölgeleri de ısı enerjisi ile düşük ve orta düzeyde hasarlanır.

Altın İğne RF uygulamasında hedef, cilt yüzeyinde ve epidermis tabakalarında hasar oluşturulmadan radyo frekans enerjisi ile dermiste kollajen ve elastin üretimini tetikleyerek artırmaktır. Radyo frekans enerjisinin ciltte sıkılaşma ve toparlamaya yardımcı olduğu bilinmektedir.

Altın İğne RF uygulaması belirtilen bu rahatsızlık ve sorunlarda iyi sonuçlar almamıza yardımcı olur; akne ve sivilcelerin uygulaması, Akne lekeleri ve sivilce izleri uygulaması, gözeneklerin sıkılaştırılması, çatlak (stria) uygulaması, cilt yenileme ve kırışıklık uygulaması, boyun ve dekolte bölgesinin sıkılaşma ve toparlaması, kol ve bacaklarda meydana gelen sarkmaların uygulaması ve hiper hidrozis olarak bilinen aşırı terleme uygulamalarında kullanılabilir.

Altın İğne RF uygulamasının avantajlarından birisi de yaz aylarında da uygulama yapılabilmesidir. Uygulama sonrasında ciltte bir kızarma ve pullanma görünmez, sadece 3-4 saat sürecek ciltte bir pembeleşme oluşur. Uygulama cildin durumuna, elde edilmek istenen sonuca ve uygulamanın derinliğine göre değişmekle birlikte ayda bir seans uygulanmak koşulu ile toplamda 3 ile 4 seans uygulanabilmektedir.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Altın İğne RF (Radyo Frekans) Tedavisi, Dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda tedavi amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun kolaylıkla sağlandığı bir uygulamadır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:39:26 [update_time] => 2016-12-17 16:20:23 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [1] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 26 [title] => Ameliyatsız Yüz Germe [key] => [content] => [short_description] => [image] => OItBzYzgjr1470124005.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Ameliyatsız yüz germe işlemi çok daha doğal görünen sonuçlar yaratan cerrahi müdahele yapılmayan yüz germe tekniğidir [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:47:58 [update_time] => 2016-08-09 03:53:11 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 26 [title] => Ameliyatsız Yüz Germe [key] => [content] => [short_description] => [image] => OItBzYzgjr1470124005.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Ameliyatsız yüz germe işlemi çok daha doğal görünen sonuçlar yaratan cerrahi müdahele yapılmayan yüz germe tekniğidir [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:47:58 [update_time] => 2016-08-09 03:53:11 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [2] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 25 [title] => Bölgesel İncelme [key] => [content] =>

Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur.  Enerji sağlamak için yediğimiz ve içtiğimiz yiyeceklerin miktarlarının aynı kalması bile orta vadede vücudumuzun bu enerjiyi yağ hücreleri olarak depolamasına neden olmakta, bu da toplumun daha fazla kilolu bireyleri haline gelmemizin ana sebeplerinden birisidir.

Elbette ki bizlerin kilo almamızdaki tek neden bu değildir, genetik yatkınlık, hormonal denge, dengesiz veya aşırı beslenme, sağlıklı olmayan gıdaların aşırı olarak tüketimi, kilo almanın elverişli olduğu dönemlerden geçme, psikolojik faktörler, kullanılan ilaçlar gibi nedenler de bu durumda etkili. Toplumun bireyleri olarak beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeyi sevmediğimiz gibi,  süreç içerisinde sportif faaliyetleri de azaltarak bırakmamız, aldığımız kiloların verilmesini oldukça zorlaştırıyor, maalesef ki bu da orta vadede kilodan kaynaklı sağlık sorunlarının hayatımıza girmesi için imkân tanıyor.

Sağlığımız için sahip olmamız gereken ideal kilonun ne olduğunu yaklaşık olarak hepimiz biliyoruz. Bu kilonun üzerinde olan kilolardan kurtulmak için yapmamız gerekenlerinde ne olduğunun farkındayız. Günlük yaşamımız içerisinde yapmamız gerekenlerin yoğunluğu, minör sağlık sorunları ve diğer nedenlerle yapamadıklarımızın telafisi için yine teknolojik imkan ve araştırmalardan faydalanarak çözümlerin oluşturulması da alternatif olarak bizlerin kullanımına sunulmaktadır.

Bu anlamda sizlerin bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım.

Velashape 3, FDA tarafından onaylanmış ve 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanan, bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olan bir teknolojidir.  Karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak 3 seansta sonuçlar elde etmeyi amaçlayan,sıkılaşma ve toparlama, bölgesel incelme, selülitte iyileşme sağlamayı amaçlayan bir sistemdir. Uygulama   4 mevsim yapılabilir uygulama sonrası günlük hayata hemen devam edilebilir. Şimdiye kadar dünya üzerinde 3 milyondan fazla uygulama yapılmıştır.

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan  basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan  basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de  vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir. Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.        

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır.     Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen tedavilerin selülit tedavisi ve bölgesel zayıflama uygulamaları, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler olduğunu söyleyebiliriz.

X Well, oluşturduğu  farklı yönlerde etki edecek  titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda   yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda  vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor.  Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

[short_description] => [image] => VX6KfIIwcA1469141228.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:47:08 [update_time] => 2016-12-10 15:49:04 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 25 [title] => Bölgesel İncelme [key] => [content] =>

Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur.  Enerji sağlamak için yediğimiz ve içtiğimiz yiyeceklerin miktarlarının aynı kalması bile orta vadede vücudumuzun bu enerjiyi yağ hücreleri olarak depolamasına neden olmakta, bu da toplumun daha fazla kilolu bireyleri haline gelmemizin ana sebeplerinden birisidir.

Elbette ki bizlerin kilo almamızdaki tek neden bu değildir, genetik yatkınlık, hormonal denge, dengesiz veya aşırı beslenme, sağlıklı olmayan gıdaların aşırı olarak tüketimi, kilo almanın elverişli olduğu dönemlerden geçme, psikolojik faktörler, kullanılan ilaçlar gibi nedenler de bu durumda etkili. Toplumun bireyleri olarak beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeyi sevmediğimiz gibi,  süreç içerisinde sportif faaliyetleri de azaltarak bırakmamız, aldığımız kiloların verilmesini oldukça zorlaştırıyor, maalesef ki bu da orta vadede kilodan kaynaklı sağlık sorunlarının hayatımıza girmesi için imkân tanıyor.

Sağlığımız için sahip olmamız gereken ideal kilonun ne olduğunu yaklaşık olarak hepimiz biliyoruz. Bu kilonun üzerinde olan kilolardan kurtulmak için yapmamız gerekenlerinde ne olduğunun farkındayız. Günlük yaşamımız içerisinde yapmamız gerekenlerin yoğunluğu, minör sağlık sorunları ve diğer nedenlerle yapamadıklarımızın telafisi için yine teknolojik imkan ve araştırmalardan faydalanarak çözümlerin oluşturulması da alternatif olarak bizlerin kullanımına sunulmaktadır.

Bu anlamda sizlerin bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım.

Velashape 3, FDA tarafından onaylanmış ve 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanan, bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olan bir teknolojidir.  Karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak 3 seansta sonuçlar elde etmeyi amaçlayan,sıkılaşma ve toparlama, bölgesel incelme, selülitte iyileşme sağlamayı amaçlayan bir sistemdir. Uygulama   4 mevsim yapılabilir uygulama sonrası günlük hayata hemen devam edilebilir. Şimdiye kadar dünya üzerinde 3 milyondan fazla uygulama yapılmıştır.

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan  basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan  basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de  vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir. Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.        

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır.     Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen tedavilerin selülit tedavisi ve bölgesel zayıflama uygulamaları, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler olduğunu söyleyebiliriz.

X Well, oluşturduğu  farklı yönlerde etki edecek  titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda   yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda  vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor.  Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

[short_description] => [image] => VX6KfIIwcA1469141228.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:47:08 [update_time] => 2016-12-10 15:49:04 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [3] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 21 [title] => Botoks [key] => [content] =>

Botoks ( orijinal adı ile botox, tıp bilimindeki adı ile Botulinum Toksin Tip A) özel bir bakteriden elde edilen bir protein olma özelliğini taşıyan bir nörotoksindir. 30 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan bu ürün, yaklaşık 80 ülkede kullanılmakta ve ülkemizde son 10 yıl içerisinde kullanımı oldukça artmış bir ürün olma özelliği göstermektedir. Cildimizde yer alan orta ve yüksek seviyedeki kırışıklıkların cerrahi bir müdahale olmadan giderilmesine yardımcı olan kozmetik bir üründür.

Yüzümüzdeki kaslar, mimik hareketlerimiz ile sürekli olarak kasılmaktadırlar. Bu kasılmalarla birlikte yüzümüzde kırışıklıklar oluşur. Zamanın etkileri ile birlikte hücrelerin kendilerini yenilemesi azalır, kollajen ve elastin liflerin üretilmesi yavaşlar. Botoks, yüzümüzdeki kasların kasılmalarını geçici olarak durduran ve uygulandığı bölgedeki kasların gevşemesini sağlayan bir yapıya sahiptir. Uygulama bölgesindeki yüz kaslarının kasılması geçici olarak bloke edildiği için cilt yüzeyi daha pürüzsüz ve daha gergin bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur. Bu sayede yüzümüzün genel ifadesinin daha rahat bir görünümde olması sağlanmaktadır.

Botoks, medikal estetikte düşük dozlarda ve mimik kasları üzerinde kullanıldığı için güvenli bir kullanıma sahiptir. Yüz anatomisi hakkında bilgili bir Uzman Doktor tarafından uygulanması, istenmeyen yan etkilerin oluşma ihtimalini ortadan kaldırdığı gibi, elde edilmek istenen sonucun başarılı olmasında da önemli bir etkendir. Hamilelerin ve çocuk emziren kadınların uygulamayı yaptırmasının uygun olmadığını belirtmemiz gerekir.

Botoks uygulamalarında uygulamanın etki çizelgesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulama ilk etkilerini yaklaşık 3 gün ile 1 hafta arasında göstermeye başlar, 10 gün ile 2 hafta arasında daha etkin bir sonuç gözlemlenir. En yüksek etkilerini uygulama yapıldıktan sonra yaklaşık 1 aylık süre sonunda gösteren bu uygulamanın kalıcılığının 4 ay ve üzerinde bir sürede devam ettiği gözlemlenmiştir. Tekrarlanan uygulamaların kalıcılığın süresini artmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

[short_description] => [image] => CLbWauM6Rj1469141904.png [image_cover] => [seo_title] => Botoks - Botox Fiyatları [seo_description] => Botoks, medikal estetikte düşük dozlarda ve mimik kasları üzerinde kullanıldığı için güvenli bir kullanıma sahiptir. Yüz anatomisi hakkında bilgili bir Uzman Doktor tarafından uygulanmalıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:41:02 [update_time] => 2017-02-07 20:07:06 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 21 [title] => Botoks [key] => [content] =>

Botoks ( orijinal adı ile botox, tıp bilimindeki adı ile Botulinum Toksin Tip A) özel bir bakteriden elde edilen bir protein olma özelliğini taşıyan bir nörotoksindir. 30 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan bu ürün, yaklaşık 80 ülkede kullanılmakta ve ülkemizde son 10 yıl içerisinde kullanımı oldukça artmış bir ürün olma özelliği göstermektedir. Cildimizde yer alan orta ve yüksek seviyedeki kırışıklıkların cerrahi bir müdahale olmadan giderilmesine yardımcı olan kozmetik bir üründür.

Yüzümüzdeki kaslar, mimik hareketlerimiz ile sürekli olarak kasılmaktadırlar. Bu kasılmalarla birlikte yüzümüzde kırışıklıklar oluşur. Zamanın etkileri ile birlikte hücrelerin kendilerini yenilemesi azalır, kollajen ve elastin liflerin üretilmesi yavaşlar. Botoks, yüzümüzdeki kasların kasılmalarını geçici olarak durduran ve uygulandığı bölgedeki kasların gevşemesini sağlayan bir yapıya sahiptir. Uygulama bölgesindeki yüz kaslarının kasılması geçici olarak bloke edildiği için cilt yüzeyi daha pürüzsüz ve daha gergin bir yapıya kavuşmasına yardımcı olur. Bu sayede yüzümüzün genel ifadesinin daha rahat bir görünümde olması sağlanmaktadır.

Botoks, medikal estetikte düşük dozlarda ve mimik kasları üzerinde kullanıldığı için güvenli bir kullanıma sahiptir. Yüz anatomisi hakkında bilgili bir Uzman Doktor tarafından uygulanması, istenmeyen yan etkilerin oluşma ihtimalini ortadan kaldırdığı gibi, elde edilmek istenen sonucun başarılı olmasında da önemli bir etkendir. Hamilelerin ve çocuk emziren kadınların uygulamayı yaptırmasının uygun olmadığını belirtmemiz gerekir.

Botoks uygulamalarında uygulamanın etki çizelgesi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygulama ilk etkilerini yaklaşık 3 gün ile 1 hafta arasında göstermeye başlar, 10 gün ile 2 hafta arasında daha etkin bir sonuç gözlemlenir. En yüksek etkilerini uygulama yapıldıktan sonra yaklaşık 1 aylık süre sonunda gösteren bu uygulamanın kalıcılığının 4 ay ve üzerinde bir sürede devam ettiği gözlemlenmiştir. Tekrarlanan uygulamaların kalıcılığın süresini artmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

[short_description] => [image] => CLbWauM6Rj1469141904.png [image_cover] => [seo_title] => Botoks - Botox Fiyatları [seo_description] => Botoks, medikal estetikte düşük dozlarda ve mimik kasları üzerinde kullanıldığı için güvenli bir kullanıma sahiptir. Yüz anatomisi hakkında bilgili bir Uzman Doktor tarafından uygulanmalıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:41:02 [update_time] => 2017-02-07 20:07:06 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [4] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 19 [title] => Burun Dolgusu [key] => [content] =>

Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. Dolgu malzemesinin burun bölgesine uygulanmasının asıl sebebi, cerrahi bir müdahaleye gerek olmadan estetik sorunların azaldığı veya ortadan kaldırıldığı bir görünüm elde edilmesidir.

Burun dolgusunun kalıcılığı, uygulanan bölgeye, miktara, daha önce o bölgeye uygulama yapılıp yapılmadığına göre değişmekle birlikte ortalama olarak 12 ile 18 ay arasında bir süreye kadar kalıcılık gösterebilmektedir.

Burun dolgusu ile yapılabilecek işlemleri genel olarak belirtmemiz gerekirse;   Burun eğriliklerinin tamamen giderilebilmesi veya sorunun hafifletilebilmesi, Ameliyat sonrasında oluşan problemlerin ortadan kaldırılması, burundaki asimetrik görünümün düzeltilmesi, Burun ucunun kaldırılabilmesi, Burun sırtının düzleştirilebilmesi, Burun ve alın arasındaki bölgenin düzeltilebilmesi, Burun ile dudak arasındaki bölgenin belirginleştirilmesi, Burun kanadının çentiklenmesi sorununun ortadan kaldırılması olarak belirtilebilir.

Yukarıda belirttiğimiz sorunları ameliyatsız olarak ortadan kaldırılması burun dolgusu uygulamaları ile mümkün olabilmektedir fakat Burun dolguları ile burunun yerine getirmekte zorlandığı fonksiyonları düzeltmek mümkün değildir.

Burun dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Burun dolgusu uygulamasının Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmesi, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:32 [update_time] => 2016-08-09 03:37:37 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 19 [title] => Burun Dolgusu [key] => [content] =>

Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. Dolgu malzemesinin burun bölgesine uygulanmasının asıl sebebi, cerrahi bir müdahaleye gerek olmadan estetik sorunların azaldığı veya ortadan kaldırıldığı bir görünüm elde edilmesidir.

Burun dolgusunun kalıcılığı, uygulanan bölgeye, miktara, daha önce o bölgeye uygulama yapılıp yapılmadığına göre değişmekle birlikte ortalama olarak 12 ile 18 ay arasında bir süreye kadar kalıcılık gösterebilmektedir.

Burun dolgusu ile yapılabilecek işlemleri genel olarak belirtmemiz gerekirse;   Burun eğriliklerinin tamamen giderilebilmesi veya sorunun hafifletilebilmesi, Ameliyat sonrasında oluşan problemlerin ortadan kaldırılması, burundaki asimetrik görünümün düzeltilmesi, Burun ucunun kaldırılabilmesi, Burun sırtının düzleştirilebilmesi, Burun ve alın arasındaki bölgenin düzeltilebilmesi, Burun ile dudak arasındaki bölgenin belirginleştirilmesi, Burun kanadının çentiklenmesi sorununun ortadan kaldırılması olarak belirtilebilir.

Yukarıda belirttiğimiz sorunları ameliyatsız olarak ortadan kaldırılması burun dolgusu uygulamaları ile mümkün olabilmektedir fakat Burun dolguları ile burunun yerine getirmekte zorlandığı fonksiyonları düzeltmek mümkün değildir.

Burun dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Burun dolgusu uygulamasının Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmesi, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Burun dolgusu, yüzümüzün farklı bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesi olan Hyaluronik asitin burun bölgesinde kullanılması ile gerçekleştirilen estetik uygulamadır. Burun Dolgusunun uygulama prensipleri, yüzümüzün diğer bölgelerinde gerçekleştirilen yüz dolgusu uygulamaları ile aynıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:32 [update_time] => 2016-08-09 03:37:37 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [5] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 28 [title] => Cilt Bakımı & Tedaviler [key] => [content] =>

Güzelliğin bir bütün olarak ele alınması gerektiği için ve bu bütünü tamamlayan en önemli parça cilt güzelliği olduğu için işe cilt bakımından başlamalıyız ve eğer gerek varsa cilt sorunlarımızı ortadan kaldırmak için cilt tedavilerini olmalıyız. Yalnız bu işlemleri uygularken ya da uygulatırken en çok dikkat edilmesi gereken şey cildimize uygun olan yöntemlerin tercih edilmesidir. Çünkü cilt bakımında herkesin cildine uygun olan ürünler kullanılmalıdır. Cilt bakımında amaç cilt içine hapsolmuş kirlerin temizlenmesi, cildi ölü hücrelerden arındırmak, cildimizin daha rahat nefes almasını sağlamak, cildimizin ihtiyacı olan nemi sağlamak, lenf çalışmasını dengelemek, siyah nokta ya da sivilce gibi cilt problemlerini ortadan kaldırmaktır.

Cilt Bakımında Nelere Dikkat Edilmeli?

Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü herkes aynı cilt yapısına sahip değildir. Bazı kişilerde yağlı bir cilt yapısı mevcutken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. Bu iki ayrı cilt tipi için aynı yöntemlerin kullanılması yanlış bir işlem olacaktır. Bu yüzden öncelikle kişiye bir cilt analizi yapılmalıdır. Kişinin cilt tipi belirlendikten sonra uygun olan yöntem uygulanmalıdır. Cilt bakımı sırasında yapılan bazı yöntemlerin yan etkilerinin olup olmadığı iyi araştırılmalıdır.

Cilt Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Cilt tedavilerinde artık kişi bazı aşamaları geçmiş artık tedaviye hazır hale gelmiştir. Bu aşamalar bazı testlerden oluşmaktadır. Yani kişinin cilt probleminin kaynağı ve cildinin nasıl bir tedaviye ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir. Günümüzde cilt problemleri için uygulanan tedaviler arasında en fazla uygulanan tedavi yöntemi lazer tedavisidir diyebiliriz. Lazer tedavisi ile ciltteki hemen hemen bütün leke ve buna benzer sorunlar ortadan kaldırılırken ciltte oluşan deformasyonlarda giderilebilmektedir. Cilt bakımında olduğu gibi cilt tedavisinde de yine hangi lazer teknolojisinin kullanılacağı kişinin cilt yapısına göre belirlenmelidir. Lazer cihazları ile cilde ve cildin alt tabakasına iletilen radyo frekans ışınları ile ciltteki problemler çoğu zaman kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir. Yüz bölgesindeki problemlerden kurtulmak için seçeceğimiz yöntemin güvenilir olup olmaması en çok dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Bu yüzden lazer tedavisi ile cilt problemlerinizden kurtulmak isterseniz tercihinizi uzmanlardan yana kullanmalısınız.

 

[short_description] => Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü herkes aynı cilt yapısına sahip değildir. Bazı kişilerde yağlı bir cilt yapısı mevcutken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. [image] => k8GplJVoEr1470637212.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü bazı kişilerin cildi yağlı iken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:51:05 [update_time] => 2016-09-06 17:59:06 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 28 [title] => Cilt Bakımı & Tedaviler [key] => [content] =>

Güzelliğin bir bütün olarak ele alınması gerektiği için ve bu bütünü tamamlayan en önemli parça cilt güzelliği olduğu için işe cilt bakımından başlamalıyız ve eğer gerek varsa cilt sorunlarımızı ortadan kaldırmak için cilt tedavilerini olmalıyız. Yalnız bu işlemleri uygularken ya da uygulatırken en çok dikkat edilmesi gereken şey cildimize uygun olan yöntemlerin tercih edilmesidir. Çünkü cilt bakımında herkesin cildine uygun olan ürünler kullanılmalıdır. Cilt bakımında amaç cilt içine hapsolmuş kirlerin temizlenmesi, cildi ölü hücrelerden arındırmak, cildimizin daha rahat nefes almasını sağlamak, cildimizin ihtiyacı olan nemi sağlamak, lenf çalışmasını dengelemek, siyah nokta ya da sivilce gibi cilt problemlerini ortadan kaldırmaktır.

Cilt Bakımında Nelere Dikkat Edilmeli?

Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü herkes aynı cilt yapısına sahip değildir. Bazı kişilerde yağlı bir cilt yapısı mevcutken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. Bu iki ayrı cilt tipi için aynı yöntemlerin kullanılması yanlış bir işlem olacaktır. Bu yüzden öncelikle kişiye bir cilt analizi yapılmalıdır. Kişinin cilt tipi belirlendikten sonra uygun olan yöntem uygulanmalıdır. Cilt bakımı sırasında yapılan bazı yöntemlerin yan etkilerinin olup olmadığı iyi araştırılmalıdır.

Cilt Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Cilt tedavilerinde artık kişi bazı aşamaları geçmiş artık tedaviye hazır hale gelmiştir. Bu aşamalar bazı testlerden oluşmaktadır. Yani kişinin cilt probleminin kaynağı ve cildinin nasıl bir tedaviye ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir. Günümüzde cilt problemleri için uygulanan tedaviler arasında en fazla uygulanan tedavi yöntemi lazer tedavisidir diyebiliriz. Lazer tedavisi ile ciltteki hemen hemen bütün leke ve buna benzer sorunlar ortadan kaldırılırken ciltte oluşan deformasyonlarda giderilebilmektedir. Cilt bakımında olduğu gibi cilt tedavisinde de yine hangi lazer teknolojisinin kullanılacağı kişinin cilt yapısına göre belirlenmelidir. Lazer cihazları ile cilde ve cildin alt tabakasına iletilen radyo frekans ışınları ile ciltteki problemler çoğu zaman kalıcı olarak tedavi edilebilmektedir. Yüz bölgesindeki problemlerden kurtulmak için seçeceğimiz yöntemin güvenilir olup olmaması en çok dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Bu yüzden lazer tedavisi ile cilt problemlerinizden kurtulmak isterseniz tercihinizi uzmanlardan yana kullanmalısınız.

 

[short_description] => Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü herkes aynı cilt yapısına sahip değildir. Bazı kişilerde yağlı bir cilt yapısı mevcutken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. [image] => k8GplJVoEr1470637212.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Cilt bakımında herkes için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Çünkü bazı kişilerin cildi yağlı iken bazı kişilerde de çok kuru bir cilt yapısı mevcut olabilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:51:05 [update_time] => 2016-09-06 17:59:06 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [6] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 8 [title] => Cilt Gençleştirme [key] => [content] =>

Cildimiz günlük hayatımızda en fazla ön plana çıkan ve onu güzel göstermek için en fazla uğraşı verdiğimiz parçamızdır. Cildimizin güzelliği bizim güzelliğimizi, cildimizin yaşı bizim yaşımızı yansıtmaktadır. Onun daha genç ve daha pürüzsüz olması, kendimizi daha genç hissetmemize yardımcı olur. Onun daha ışıltılı, daha dikkat çekici olması, bizim kendimize güvenimizin artmasını sağlar.
Cildimizin daha sağlıklı, daha genç ve sorunsuz olmasını sağlamak için bizlere dermakozmetik uygulamaları, dermatolojik tedavi ve müdahaleler ve cerrahi müdahaleler yardımcı olmaktadır. Sorun ile ilgili konularda yıllardır çalışan Uzman Doktorların sorunun teşhisini ve tedavisini sağlaması, bizlerin sorunsuz bir iyileşme süreci ile başarılı sonuçları almamızda yardımı oldukça fazladır.


Cildimizin sorunlarının çözümü noktasında daha kısa iyileşme süreçlerini ve başarılı sonuçları barındıran yaklaşımlar bulunmaktadır. Gerek gelişen günümüz teknolojisi ile çalışan cihazlar, gerek yapılan araştırmalarla sonuç etkinliği kanıtlanmış kimyasal bileşenler ve bu bileşenleri içeren dermatolojik ürünler oldukça yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlara bağlı uygulamaları gözden geçirelim.


Orijinal adı ile Ultherapy, Ülkemizdeki adı ile Ulterapi Ameliyatsız Yüz Germe uygulaması, teknolojinin gelmiş olduğu son noktalardan birisidir. Herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, sadece 1 seans uygulanan, 4 mevsim uygulanabilen ve uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebildiğiniz bu uygulamada yüz, boyun ve dekolte bölgelerinde Odaklı Ultrason Teknolojisini kullanarak cildinizin kaybetmiş olduğu sıkılaşmayı ve gençleşmeyi size geri kazandırmayı hedeflemektedir.

Dolgu ve botoks uygulamaları günümüzün en popüler uygulamalarından birisi olma özelliğini kazanmıştır. Yüzümüzün farklı sorunlarının daha az dikkat çekecek hale getirilmesinde veya yüzümüzün daha fazla dikkat çekmesini istediğimiz bölgelerinin oluşmasında bize yardımcı olmaktadırlar. Dolgu uygulamaları Yüz genelinde veya burun, dudak, çene veya göz çevresi gibi bölgelerde asimetri problemlerini ortadan kaldırma, dolgunluk kazandırma, doğal görünüm sağlama, cilde parlaklık ve ışıltı kazandırma gibi konularda yardımcı olurken botoks uygulamaları günlük hayatta yoğun olarak kullandığımız yüz kaslarımızın oluşturduğu mimik etkilerini sönümleme veya ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktadır. Botoks uygulamaları aynı zamanda da terleme sorunlarının dönemsel olarak azalmasında oldukça etkilidir.

İple Yüz Germe Uygulamaları, düşük seviyede ağrılı, basit ve güvenli bir uygulama olması, tekrar uygulanabilen ve iz bırakmayan bir yapıda olması, kısa sürede uygulanabilmesi, kollajen üretimini harekete geçirmesi, ince kırışıklıkları gideren ve genel yüz görünümünü daha doğal ve daha genç bir görünüme kavuşturması gibi nedenlerle tercih edilen uygulamalar arasında yerini almıştır.

Prp uygulaması, cildimizde oluşmasını istediğimiz canlanma ve yenilenme etkilerinin kendi vücudumuzun ürettiği bileşenler tarafından gerçekleştirilmesi esasına dayalı bir uygulamadır. Bu uygulama sayesinde yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri ve kollarda cilt gençleştirme, cildimizde oluşan çöküntülerinin giderilmesinde dermal dolgu olarak kullanılması, Akne skarlarının görünümünün düzeltilmesi, saç dökülmelerinde tek başına veya sorunlu bölgeye uygulanan diğer uygulamaların etkisini güçlendirme, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılması mümkün olabilmektedir.

Mezoterapi uygulamaları, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Mezoterapi uygulamasında kullanılan vitamin, aminoasit, enzim ve mineraller gibi etken maddelerin karışımlarının dermiste sorunun olduğu bölgeye uygulanmaktadır. Mezoterapi uygulamaları ile Selülit tedavisi, bölgesel zayıflama uygulamaları, saç dökülmesine ve saç derisinin güçlendirilmesine yönelik tedaviler, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler, sivilce ve sivilce lekelerinin tedavisine yönelik uygulamalar gerçekleştirilebilmektedir.

Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yenilikçi bir uygulama prosedürünü temel uygulamalardan birisidir. Dermapen, cildimizde dikey mikro kanallar oluşturarak hem cilt altına istenen karışımların daha kolay bir şekilde iletilmesini, hem de oluşan bu kanalların cilt tarafından kapatılması esnasında gerçekleşecek iyileşmeyi aktive eden bir uygulamadır. Dermapen Uygulaması ile Aktif akne ve sivilceler ve bunların bıraktığı izler, cildimizde bulunan gözeneklerin sıkılaştırılması, Güneşin neden olduğu sorunlar, aşırı saç kaybı, Göz çevresinde oluşan morluklar ve torbalanmalar, boyun ve dekoltede oluşmuş olan hafif kırışıklık ve sarkmalar, Stria veya Çatlak olarak ifade edilen sorunlar, ciltteki kırışıklıklar, Siğiller ve ciltte oluşmuş olan yara görünümleri gibi sorunların azalması veya ortadan kaldırılması söz konusudur.

Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılmasını hedefleyen bir tedavidir. Bu tedavi ile deriyi canlandırma ve gençleştirme, kırışıklıkların azaltılması, cilt yüzeyinde bulunan sivilce ve akne lekeleri gibi ciltte istenmeyen lekeleri giderme, cildin genel görünümünü iyileştirerek uygulanan kişiye daha sağlıklı, pürüzsüz ve daha nemli bir cilt kazandırma gibi etkilerin sağlanması asıl amaçtır.

Altın İğne RF (radyo frekans) Tedavisi, Dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda tedavi amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun kolaylıkla sağlandığı bir uygulamadır. Bu uygulamada hedef, cilt yüzeyinde ve epidermis tabakalarında herhangi bir hasar oluşturulmadan radyo frekans enerjisi ile dermiste kollajen ve elastin üretimini tetikleyerek artırmaktır. Radyo frekans enerjisinin ciltte sıkılaşma ve toparlamaya yardımcı olduğu bilinmektedir.

[short_description] => Cildimiz günlük hayatımızda en fazla ön plana çıkan ve onu güzel göstermek için en fazla uğraşı verdiğimiz parçamızdır. Cildimizin güzelliği bizim güzelliğimizi, cildimizin yaşı bizim yaşımızı yansıtmaktadır. Onun daha genç ve daha pürüzsüz olması, kendimizi daha genç hissetmemize yardımcı olur. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Cilt gençleştirme cildimizde oluşan çöküntülerin giderilmesinde, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılmasında büyük başarı elde edilen bir yöntemdir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-21 22:04:57 [update_time] => 2016-08-09 03:48:53 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 8 [title] => Cilt Gençleştirme [key] => [content] =>

Cildimiz günlük hayatımızda en fazla ön plana çıkan ve onu güzel göstermek için en fazla uğraşı verdiğimiz parçamızdır. Cildimizin güzelliği bizim güzelliğimizi, cildimizin yaşı bizim yaşımızı yansıtmaktadır. Onun daha genç ve daha pürüzsüz olması, kendimizi daha genç hissetmemize yardımcı olur. Onun daha ışıltılı, daha dikkat çekici olması, bizim kendimize güvenimizin artmasını sağlar.
Cildimizin daha sağlıklı, daha genç ve sorunsuz olmasını sağlamak için bizlere dermakozmetik uygulamaları, dermatolojik tedavi ve müdahaleler ve cerrahi müdahaleler yardımcı olmaktadır. Sorun ile ilgili konularda yıllardır çalışan Uzman Doktorların sorunun teşhisini ve tedavisini sağlaması, bizlerin sorunsuz bir iyileşme süreci ile başarılı sonuçları almamızda yardımı oldukça fazladır.


Cildimizin sorunlarının çözümü noktasında daha kısa iyileşme süreçlerini ve başarılı sonuçları barındıran yaklaşımlar bulunmaktadır. Gerek gelişen günümüz teknolojisi ile çalışan cihazlar, gerek yapılan araştırmalarla sonuç etkinliği kanıtlanmış kimyasal bileşenler ve bu bileşenleri içeren dermatolojik ürünler oldukça yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Bu yaklaşımlara bağlı uygulamaları gözden geçirelim.


Orijinal adı ile Ultherapy, Ülkemizdeki adı ile Ulterapi Ameliyatsız Yüz Germe uygulaması, teknolojinin gelmiş olduğu son noktalardan birisidir. Herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, sadece 1 seans uygulanan, 4 mevsim uygulanabilen ve uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebildiğiniz bu uygulamada yüz, boyun ve dekolte bölgelerinde Odaklı Ultrason Teknolojisini kullanarak cildinizin kaybetmiş olduğu sıkılaşmayı ve gençleşmeyi size geri kazandırmayı hedeflemektedir.

Dolgu ve botoks uygulamaları günümüzün en popüler uygulamalarından birisi olma özelliğini kazanmıştır. Yüzümüzün farklı sorunlarının daha az dikkat çekecek hale getirilmesinde veya yüzümüzün daha fazla dikkat çekmesini istediğimiz bölgelerinin oluşmasında bize yardımcı olmaktadırlar. Dolgu uygulamaları Yüz genelinde veya burun, dudak, çene veya göz çevresi gibi bölgelerde asimetri problemlerini ortadan kaldırma, dolgunluk kazandırma, doğal görünüm sağlama, cilde parlaklık ve ışıltı kazandırma gibi konularda yardımcı olurken botoks uygulamaları günlük hayatta yoğun olarak kullandığımız yüz kaslarımızın oluşturduğu mimik etkilerini sönümleme veya ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktadır. Botoks uygulamaları aynı zamanda da terleme sorunlarının dönemsel olarak azalmasında oldukça etkilidir.

İple Yüz Germe Uygulamaları, düşük seviyede ağrılı, basit ve güvenli bir uygulama olması, tekrar uygulanabilen ve iz bırakmayan bir yapıda olması, kısa sürede uygulanabilmesi, kollajen üretimini harekete geçirmesi, ince kırışıklıkları gideren ve genel yüz görünümünü daha doğal ve daha genç bir görünüme kavuşturması gibi nedenlerle tercih edilen uygulamalar arasında yerini almıştır.

Prp uygulaması, cildimizde oluşmasını istediğimiz canlanma ve yenilenme etkilerinin kendi vücudumuzun ürettiği bileşenler tarafından gerçekleştirilmesi esasına dayalı bir uygulamadır. Bu uygulama sayesinde yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri ve kollarda cilt gençleştirme, cildimizde oluşan çöküntülerinin giderilmesinde dermal dolgu olarak kullanılması, Akne skarlarının görünümünün düzeltilmesi, saç dökülmelerinde tek başına veya sorunlu bölgeye uygulanan diğer uygulamaların etkisini güçlendirme, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılması mümkün olabilmektedir.

Mezoterapi uygulamaları, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Mezoterapi uygulamasında kullanılan vitamin, aminoasit, enzim ve mineraller gibi etken maddelerin karışımlarının dermiste sorunun olduğu bölgeye uygulanmaktadır. Mezoterapi uygulamaları ile Selülit tedavisi, bölgesel zayıflama uygulamaları, saç dökülmesine ve saç derisinin güçlendirilmesine yönelik tedaviler, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler, sivilce ve sivilce lekelerinin tedavisine yönelik uygulamalar gerçekleştirilebilmektedir.

Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yenilikçi bir uygulama prosedürünü temel uygulamalardan birisidir. Dermapen, cildimizde dikey mikro kanallar oluşturarak hem cilt altına istenen karışımların daha kolay bir şekilde iletilmesini, hem de oluşan bu kanalların cilt tarafından kapatılması esnasında gerçekleşecek iyileşmeyi aktive eden bir uygulamadır. Dermapen Uygulaması ile Aktif akne ve sivilceler ve bunların bıraktığı izler, cildimizde bulunan gözeneklerin sıkılaştırılması, Güneşin neden olduğu sorunlar, aşırı saç kaybı, Göz çevresinde oluşan morluklar ve torbalanmalar, boyun ve dekoltede oluşmuş olan hafif kırışıklık ve sarkmalar, Stria veya Çatlak olarak ifade edilen sorunlar, ciltteki kırışıklıklar, Siğiller ve ciltte oluşmuş olan yara görünümleri gibi sorunların azalması veya ortadan kaldırılması söz konusudur.

Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılmasını hedefleyen bir tedavidir. Bu tedavi ile deriyi canlandırma ve gençleştirme, kırışıklıkların azaltılması, cilt yüzeyinde bulunan sivilce ve akne lekeleri gibi ciltte istenmeyen lekeleri giderme, cildin genel görünümünü iyileştirerek uygulanan kişiye daha sağlıklı, pürüzsüz ve daha nemli bir cilt kazandırma gibi etkilerin sağlanması asıl amaçtır.

Altın İğne RF (radyo frekans) Tedavisi, Dünya üzerinde uzun yıllardır farklı alanlarda tedavi amaçlı olarak kullanılan Radyo Frekans enerjisinin iğneler aracılığı ile deri altında kullanılarak istenilen sonucun kolaylıkla sağlandığı bir uygulamadır. Bu uygulamada hedef, cilt yüzeyinde ve epidermis tabakalarında herhangi bir hasar oluşturulmadan radyo frekans enerjisi ile dermiste kollajen ve elastin üretimini tetikleyerek artırmaktır. Radyo frekans enerjisinin ciltte sıkılaşma ve toparlamaya yardımcı olduğu bilinmektedir.

[short_description] => Cildimiz günlük hayatımızda en fazla ön plana çıkan ve onu güzel göstermek için en fazla uğraşı verdiğimiz parçamızdır. Cildimizin güzelliği bizim güzelliğimizi, cildimizin yaşı bizim yaşımızı yansıtmaktadır. Onun daha genç ve daha pürüzsüz olması, kendimizi daha genç hissetmemize yardımcı olur. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Cilt gençleştirme cildimizde oluşan çöküntülerin giderilmesinde, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılmasında büyük başarı elde edilen bir yöntemdir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-21 22:04:57 [update_time] => 2016-08-09 03:48:53 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [7] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 14 [title] => Dermapen [key] => [content] =>

Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yöntemlerden biridir. Dermapen, cildimizde dikey mikro kanallar oluşturarak hem cilt altına istenen karışımların daha kolay bir şekilde iletilmesini, hem de oluşan bu kanalların cilt tarafından kapatılması esnasında gerçekleşecek iyileşmeyi aktive eden bir uygulamadır.

Uygulamada, sorunun çözümüne yönelik bir şekilde düşük veya orta seviyede cilt yüzeyinde hasar oluşması sağlanarak, oluşan bu hasar sonucunda cildin kendisini yenilemesi ve sorunları ortadan kaldırması hedeflenir. Oluşturulan düşük ve orta seviyede hasarlar ile birlikte oluşan mikro kanallar aracılığı ile uygulama bölgesinin iyileşmesine yardımcı olacak vitamin, aminoasit, enzim gibi etken maddelerden oluşan kokteyllerin deri altına nüfuzu kolaylaştırılır.

Dermapen uygulamalarını şu şekilde sıralayabiliriz;

Aktif akne ve sivilceler ve bunların bıraktığı izler, cildimizde bulunan gözeneklerin sıkılaştırılması, Güneşin neden olduğu sorunlar, aşırı saç kaybı, göz çevresinde oluşan morluklar ve torbalanmalar, boyun ve dekoltede oluşmuş olan hafif kırışıklık ve sarkmalar, stria veya çatlak olarak ifade edilen sorunlar, ciltteki kırışıklıklar, Siğiller ve ciltte oluşmuş olan yara görünümleri.

Dermapen uygulamasında uygulama bölgesinde oluşturulan hasar ile birlikte kollajen üretimi ve cildin hyalüronik asit üretimi tetiklenmiş olur. Uygulama sonrasında iyileşme süreci oldukça hızlı olması nedeni ile tercih edilen uygulamalardan birisi olarak ön plana çıkmaktadır.

Dermapen uygulamaları tedavi edilmek istenen soruna ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 1-2 hafta ara ile toplamda 2 ile 6 seans arasında gerçekleştirilen uygulamalardır. Elde edilen sonuçlara göre yaklaşık 3 ile 4 ayda bir tekrarlanmaları, sonuçların kalıcılığının artırılması açısından tavsiye edilmektedir.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yenilikçi bir uygulama prosedürünü temel uygulamalardan birisidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:17 [update_time] => 2016-12-17 16:13:10 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 14 [title] => Dermapen [key] => [content] =>

Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yöntemlerden biridir. Dermapen, cildimizde dikey mikro kanallar oluşturarak hem cilt altına istenen karışımların daha kolay bir şekilde iletilmesini, hem de oluşan bu kanalların cilt tarafından kapatılması esnasında gerçekleşecek iyileşmeyi aktive eden bir uygulamadır.

Uygulamada, sorunun çözümüne yönelik bir şekilde düşük veya orta seviyede cilt yüzeyinde hasar oluşması sağlanarak, oluşan bu hasar sonucunda cildin kendisini yenilemesi ve sorunları ortadan kaldırması hedeflenir. Oluşturulan düşük ve orta seviyede hasarlar ile birlikte oluşan mikro kanallar aracılığı ile uygulama bölgesinin iyileşmesine yardımcı olacak vitamin, aminoasit, enzim gibi etken maddelerden oluşan kokteyllerin deri altına nüfuzu kolaylaştırılır.

Dermapen uygulamalarını şu şekilde sıralayabiliriz;

Aktif akne ve sivilceler ve bunların bıraktığı izler, cildimizde bulunan gözeneklerin sıkılaştırılması, Güneşin neden olduğu sorunlar, aşırı saç kaybı, göz çevresinde oluşan morluklar ve torbalanmalar, boyun ve dekoltede oluşmuş olan hafif kırışıklık ve sarkmalar, stria veya çatlak olarak ifade edilen sorunlar, ciltteki kırışıklıklar, Siğiller ve ciltte oluşmuş olan yara görünümleri.

Dermapen uygulamasında uygulama bölgesinde oluşturulan hasar ile birlikte kollajen üretimi ve cildin hyalüronik asit üretimi tetiklenmiş olur. Uygulama sonrasında iyileşme süreci oldukça hızlı olması nedeni ile tercih edilen uygulamalardan birisi olarak ön plana çıkmaktadır.

Dermapen uygulamaları tedavi edilmek istenen soruna ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 1-2 hafta ara ile toplamda 2 ile 6 seans arasında gerçekleştirilen uygulamalardır. Elde edilen sonuçlara göre yaklaşık 3 ile 4 ayda bir tekrarlanmaları, sonuçların kalıcılığının artırılması açısından tavsiye edilmektedir.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dermapen, cildimizde mevcut olan sorunların giderilmesine yardımcı olan yenilikçi bir uygulama prosedürünü temel uygulamalardan birisidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:17 [update_time] => 2016-12-17 16:13:10 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [8] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 29 [title] => Dolgu Uygulamaları [key] => [content] =>

Dolgu uygulamalarındaki en önemli amaç cilt altına dolgu maddeleri enjekte edilerek o bölgedeki kırışıklık problemini ortadan kaldırmaktır. Bunun dışında ciltte herhangi bir nedenden dolayı oluşan yara izi gibi problemlerde de yine dolgu uygulamaları kullanılabilmektedir. Estetik amaçlı da uygulanana dolgu uygulamasında özellikle ince dudaklı bayanlar daha kalın bir dudak yapısına sahip olmak için ve yanaklarına daha fazla dolgunluk verebilmek için yine bu yöntemi tercih etmektedir.

Neden Dolgu Yaptırılır?

Bu uygulamadan çok kısa bir süre sonra yüzünüzde daha genç bir ifade oluşacaktır. Çünkü dolgu uygulaması sayesinde kırışıklık ya da başka nedenlerden dolayı yüzünüzdeki hasta ve yorgun ifadeler kaybolur. Yüzümüzün belli başlı bölgeleri ilk yaşlanma belirtisi gösteren yerlerdir. Örneğin göz çevresi, dudak etrafı, çene, alın vb. bölgeler ilk yaşlılık belirtilerinin oluştuğu yerlerdir. Bu bölgelerde oluşan kırışıklıkların giderilmesi amacı ile uygulanan dolgu uygulamaları ile daha genç bir görünüme kavuşurken yüz konturunuz da dengelenmiş olur.

Dolgu Uygulaması Sırasında Ne Yapılır?

Dolgu uygulaması esnasında kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Belirlenen bu bölgelere çok ince ve küçük iğneler yardımı ile dolgu maddeleri enjekte edilir. Ortalama yarım saat kadar süren bu işlem sonrasında hasta yüzündeki ifade değişikliğini hemen fark eder. Bu işlemin kalıcılığı kişiden kişiye değişiklik gösterse de ortalama etki süresi 18 aya kadar sürebilir. Dolgu uygulamasından sonra günlük hayatınızı etkileyecek herhangi bir problemle karşılaşmayacağınız için bu uygulamadan sonra günlük aktivitelerinizi kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Hangi Bölgelere Dolgu Uygulanabilir?

Genellikle yüz bölgesinin kısımları için uygulanan dolgu uygulamasıyla yüzün hemen hemen her bölgesine uygulanabilir. Özellikle çizgilerin yoğunlukla oluştuğu bölgeler için uygulanan bu estetik işleminin uygulandığı baçlıca bölgeleri şöyle sıralayabiliriz.

Yüzdeki sarkmalarda

Alın kırışıklıkları

Kaş ortası çizgileri

Dudak çevresi kırışıklığı

Nasolabial çizgileri

Kaş şekillendirmek için

Elmacık kemiği dolgunlaştırmasında

Dudaklara dolgunluk vermede ve şekillendirmede

Sivilce ve yara izleri tedavisinde

Burun kaldırmada

Bu saydığımız bölgeler için ve bu bölgelerdeki problemlerin tedavisi için tercih edilen dolgu uygulamaları ile yüz bölgenizde sizi rahatsız eden problemlerden kurtulmak mümkündür.

[short_description] => Dolgu uygulaması esnasında kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Belirlenen bu bölgelere çok ince ve küçük iğneler yardımı ile dolgu maddeleri enjekte edilir. [image] => 6qcUQtJLqt1469141651.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dolgu uygulaması için kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Çok ince ve küçük iğneler ile dolgu maddeleri enjekte edilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:54:11 [update_time] => 2016-09-06 18:02:03 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 29 [title] => Dolgu Uygulamaları [key] => [content] =>

Dolgu uygulamalarındaki en önemli amaç cilt altına dolgu maddeleri enjekte edilerek o bölgedeki kırışıklık problemini ortadan kaldırmaktır. Bunun dışında ciltte herhangi bir nedenden dolayı oluşan yara izi gibi problemlerde de yine dolgu uygulamaları kullanılabilmektedir. Estetik amaçlı da uygulanana dolgu uygulamasında özellikle ince dudaklı bayanlar daha kalın bir dudak yapısına sahip olmak için ve yanaklarına daha fazla dolgunluk verebilmek için yine bu yöntemi tercih etmektedir.

Neden Dolgu Yaptırılır?

Bu uygulamadan çok kısa bir süre sonra yüzünüzde daha genç bir ifade oluşacaktır. Çünkü dolgu uygulaması sayesinde kırışıklık ya da başka nedenlerden dolayı yüzünüzdeki hasta ve yorgun ifadeler kaybolur. Yüzümüzün belli başlı bölgeleri ilk yaşlanma belirtisi gösteren yerlerdir. Örneğin göz çevresi, dudak etrafı, çene, alın vb. bölgeler ilk yaşlılık belirtilerinin oluştuğu yerlerdir. Bu bölgelerde oluşan kırışıklıkların giderilmesi amacı ile uygulanan dolgu uygulamaları ile daha genç bir görünüme kavuşurken yüz konturunuz da dengelenmiş olur.

Dolgu Uygulaması Sırasında Ne Yapılır?

Dolgu uygulaması esnasında kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Belirlenen bu bölgelere çok ince ve küçük iğneler yardımı ile dolgu maddeleri enjekte edilir. Ortalama yarım saat kadar süren bu işlem sonrasında hasta yüzündeki ifade değişikliğini hemen fark eder. Bu işlemin kalıcılığı kişiden kişiye değişiklik gösterse de ortalama etki süresi 18 aya kadar sürebilir. Dolgu uygulamasından sonra günlük hayatınızı etkileyecek herhangi bir problemle karşılaşmayacağınız için bu uygulamadan sonra günlük aktivitelerinizi kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Hangi Bölgelere Dolgu Uygulanabilir?

Genellikle yüz bölgesinin kısımları için uygulanan dolgu uygulamasıyla yüzün hemen hemen her bölgesine uygulanabilir. Özellikle çizgilerin yoğunlukla oluştuğu bölgeler için uygulanan bu estetik işleminin uygulandığı baçlıca bölgeleri şöyle sıralayabiliriz.

Yüzdeki sarkmalarda

Alın kırışıklıkları

Kaş ortası çizgileri

Dudak çevresi kırışıklığı

Nasolabial çizgileri

Kaş şekillendirmek için

Elmacık kemiği dolgunlaştırmasında

Dudaklara dolgunluk vermede ve şekillendirmede

Sivilce ve yara izleri tedavisinde

Burun kaldırmada

Bu saydığımız bölgeler için ve bu bölgelerdeki problemlerin tedavisi için tercih edilen dolgu uygulamaları ile yüz bölgenizde sizi rahatsız eden problemlerden kurtulmak mümkündür.

[short_description] => Dolgu uygulaması esnasında kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Belirlenen bu bölgelere çok ince ve küçük iğneler yardımı ile dolgu maddeleri enjekte edilir. [image] => 6qcUQtJLqt1469141651.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dolgu uygulaması için kişinin yüz analizi yapılarak dolguya ihtiyacı olan yerler belirlenir ve işaretlenir. Çok ince ve küçük iğneler ile dolgu maddeleri enjekte edilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:54:11 [update_time] => 2016-09-06 18:02:03 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [9] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 18 [title] => Dudak Dolgusu [key] => [content] =>

Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Yüz dolgusu ile arasındaki en büyük fark, dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asitin dudak yapısına özel olarak formülize edilmiş olmasıdır. Yüzümüzün diğer bölgeleri için kullanılan dolgular, dudak yapısında istediğimiz etkiyi sağlayamamaktadır.

Dudak Dolgusu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asitin dudaklar için özel olarak üretilmiş olan şeklidir. Hyalüronik asit, dudak dokusunun içine enjekte edildikten sonra vücudun ürettiği hyalüronik asit ile birleşir ve uygulama bölgesinde elde edilmek istenen sonucun sağlanmasına yardımcı olur.

Dudak dolgusu uygulaması sonrasında Hyalüronik Asit sonrasında vücudumuzda bulunan suyun bir kısmını emerek uygulama bölgesinde bir yastıklama görevi görür, bir dolgunluk sağlar. Bu yastıklama görevi, uygulama bölgesinin yukarıya doğru itilmesi sayesinde dudaklar daha belirgin hale gelir ve daha dolgun dudaklara sahip olmamıza yardımcı olur. Hyalüronik ait zaman içerisinde vücudumuzdan küçük parçalar halinde atılmakta ve uygulama bölgesi, uygulama gerçekleştirilmeden önceki haline süreç içerisinde dönmektedir.

Dudak dolgusu, birkaç farklı nedenle uygulanan kişiler tarafından tercih edilmektedir. Kalın ve daha dolgun bir görünüm elde etmek, İnce dudaklara hacim kazandırılıp dudak hattının belirginleştirilmesini sağlamak, yaşlanma etkisinin belirginliğini azaltmak ve mevcut olan bir asimetrik görünümün ortadan kaldırılmasını sağlamak olarak nedenleri sıralamak mümkündür.

Dudak dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Dudak dolgusu uygulamasının Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmesi, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Yüz dolgusu ile arasındaki en büyük fark, dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asitin dudak yapısına özel olarak formülize edilmiş olmasıdır. [image] => 77UlkmhnIz1470771137.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Dudak Dolgusu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asitin dudaklar için özel olarak üretilmiş olan şeklidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:20 [update_time] => 2016-08-09 22:32:17 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 18 [title] => Dudak Dolgusu [key] => [content] =>

Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Yüz dolgusu ile arasındaki en büyük fark, dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asitin dudak yapısına özel olarak formülize edilmiş olmasıdır. Yüzümüzün diğer bölgeleri için kullanılan dolgular, dudak yapısında istediğimiz etkiyi sağlayamamaktadır.

Dudak Dolgusu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asitin dudaklar için özel olarak üretilmiş olan şeklidir. Hyalüronik asit, dudak dokusunun içine enjekte edildikten sonra vücudun ürettiği hyalüronik asit ile birleşir ve uygulama bölgesinde elde edilmek istenen sonucun sağlanmasına yardımcı olur.

Dudak dolgusu uygulaması sonrasında Hyalüronik Asit sonrasında vücudumuzda bulunan suyun bir kısmını emerek uygulama bölgesinde bir yastıklama görevi görür, bir dolgunluk sağlar. Bu yastıklama görevi, uygulama bölgesinin yukarıya doğru itilmesi sayesinde dudaklar daha belirgin hale gelir ve daha dolgun dudaklara sahip olmamıza yardımcı olur. Hyalüronik ait zaman içerisinde vücudumuzdan küçük parçalar halinde atılmakta ve uygulama bölgesi, uygulama gerçekleştirilmeden önceki haline süreç içerisinde dönmektedir.

Dudak dolgusu, birkaç farklı nedenle uygulanan kişiler tarafından tercih edilmektedir. Kalın ve daha dolgun bir görünüm elde etmek, İnce dudaklara hacim kazandırılıp dudak hattının belirginleştirilmesini sağlamak, yaşlanma etkisinin belirginliğini azaltmak ve mevcut olan bir asimetrik görünümün ortadan kaldırılmasını sağlamak olarak nedenleri sıralamak mümkündür.

Dudak dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Dudak dolgusu uygulamasının Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmesi, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Yüz dolgusu ile arasındaki en büyük fark, dudak dolgusu için kullanılan hyalüronik asitin dudak yapısına özel olarak formülize edilmiş olmasıdır. [image] => 77UlkmhnIz1470771137.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Dudak Dolgusu, dudakların daha kalın ve daha dolgun olmasını isteyen kişilerin tercih ettiği bir işlemdir. Dudak Dolgusu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asitin dudaklar için özel olarak üretilmiş olan şeklidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:20 [update_time] => 2016-08-09 22:32:17 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [10] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 10 [title] => Enjeksiyon Uygulamaları [key] => [content] => [short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:34:02 [update_time] => 2016-07-22 00:34:02 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 10 [title] => Enjeksiyon Uygulamaları [key] => [content] => [short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:34:02 [update_time] => 2016-07-22 00:34:02 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [11] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 20 [title] => Gözaltı Işık Dolgusu [key] => [content] =>

Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. Uygulamada oluşmuş olan göz altı torbalarının görünümün azaltılması ve bu bölgedeki cildin ışığı yansıtabilme yeteneğinin geri kazandırılması dışında gözün etrafında bulunan ince kırışıklıkların ve kaz ayağı çizgileri olarak nitelendirilen gözlerimizin kenarında yer alan birbirine bağlı üç çizgi halindeki kırışıklıkların doldurulması işlemi de gerçekleştirilebilir. Göz altı torbalanmaları, şişlik ve morluk problemlerinin bu uygulama ile birlikte sorun olmaktan çıktığını söylememiz mümkündür.

Göz altı ışık dolgusu için kullanılan dolgu malzemesi, dudak bölgesi ve yüzün diğer bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesinden farklı bir yapıya sahiptir. Vücudumuzun ürettiği doğal bir madde olan hyalüronik asitin yanı sıra, yapılandırma kompleksi olarak adlandırılan ve içeriğinde 8 farklı amino asiti, 3 farklı antioksidanı, mineral ve vitaminleri içerir. Bu özel karışımı içeren dolgu malzemesi sayesinde göz çevresinde bulunan cildin nemlenmesi ve onarılması sağlanır.

Göz altı Işık Dolgusu, yaklaşık 3 hafta aralıklar ile 2-3 seans uygulanan bir tedavidir. Uygulamanın sonuçları, ilk uygulamadan sonra belirgin hale gelmektedir. Uygulamanın kalıcılığı, uygulamanın bitiminden itibaren yaklaşık 6 ile 12 ay arasındadır ve tekrarlanan uygulamaların kalıcılığın süresini artmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

[short_description] => Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:52 [update_time] => 2016-08-09 03:54:03 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 20 [title] => Gözaltı Işık Dolgusu [key] => [content] =>

Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. Uygulamada oluşmuş olan göz altı torbalarının görünümün azaltılması ve bu bölgedeki cildin ışığı yansıtabilme yeteneğinin geri kazandırılması dışında gözün etrafında bulunan ince kırışıklıkların ve kaz ayağı çizgileri olarak nitelendirilen gözlerimizin kenarında yer alan birbirine bağlı üç çizgi halindeki kırışıklıkların doldurulması işlemi de gerçekleştirilebilir. Göz altı torbalanmaları, şişlik ve morluk problemlerinin bu uygulama ile birlikte sorun olmaktan çıktığını söylememiz mümkündür.

Göz altı ışık dolgusu için kullanılan dolgu malzemesi, dudak bölgesi ve yüzün diğer bölgelerinde kullanılan dolgu malzemesinden farklı bir yapıya sahiptir. Vücudumuzun ürettiği doğal bir madde olan hyalüronik asitin yanı sıra, yapılandırma kompleksi olarak adlandırılan ve içeriğinde 8 farklı amino asiti, 3 farklı antioksidanı, mineral ve vitaminleri içerir. Bu özel karışımı içeren dolgu malzemesi sayesinde göz çevresinde bulunan cildin nemlenmesi ve onarılması sağlanır.

Göz altı Işık Dolgusu, yaklaşık 3 hafta aralıklar ile 2-3 seans uygulanan bir tedavidir. Uygulamanın sonuçları, ilk uygulamadan sonra belirgin hale gelmektedir. Uygulamanın kalıcılığı, uygulamanın bitiminden itibaren yaklaşık 6 ile 12 ay arasındadır ve tekrarlanan uygulamaların kalıcılığın süresini artmasında önemli bir etken olduğu bilinmektedir.

[short_description] => Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Göz altı ışık dolgusu, gözümüzün çevresinde bulunan cildin yeniden yapılandırılmasını sağlamayı hedefleyen dolgu uygulamasıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:52 [update_time] => 2016-08-09 03:54:03 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [12] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 15 [title] => Kimyasal Peeling [key] => [content] =>

Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılmasını hedefleyen bir uygulamadır. Bu uygulama ile deriyi canlandırma ve gençleştirme, kırışıklıkların azaltılması, cilt yüzeyinde bulunan sivilce ve akne lekeleri gibi ciltte istenmeyen lekeleri giderme, cildin genel görünümünü iyileştirerek uygulanan kişiye daha iyi, pürüzsüz ve daha nemli bir cilt kazandırma gibi etkilerin sağlanması amaçlanır.

Kimyasal peeling işlemi ile cilt yüzeyinde gerçekleştirilen kontrollü hasar cildin katmanlar halinde soyulmasını sağlar. Burada oluşturulacak hasarın derinliği, cildimizin barındırdığı sorunların derinliğine göre Uzman Doktor tarafından belirlenmektedir.

Kimyasal peeling uygulaması ile gerçekleştirilen tedavileri şu şekilde sıralamak mümkündür; Güneşin ve kalıtımsal nedenlerin ortaya çıkardığı yaşlılık belirtileri, Gözaltı ve ağız çevresinde bulunan kırışıklıklar, akneler ve sivilce izleri, güneşin ve yaşlanmanın neden olduğu lekelenmeler, çiller, hamilelik sürecinde oluşan lekeler ve doğum kontrol haplarının neden olduğu lekelenmeler.

Uygulama sonrasında kimyasal peeling işlemini gerçekleştiren kimyasallar kullanılan solüsyona uygun bir etken madde ile nötralize edilerek kontrollü hasarlanma sonlandırılır. Bu işlemde oluşturulan etki, cildin yandığını sanarak yanmaya karşı bir tepki vermesini sağlamaktır. Kimyasal peeling işlemi yüzeyel, orta derinlikte ve derin kimyasal peeling olmak üzere üç farklı aşamada gerçekleştirilmektedir. Soyma işleminin bitmesi ile cildi iyileştirmeye yardımcı ve yatıştıran bir krem ve güneş koruyucu uygulanarak işlem sonlandırılır.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılması işlemidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:35 [update_time] => 2016-12-17 16:17:04 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 15 [title] => Kimyasal Peeling [key] => [content] =>

Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılmasını hedefleyen bir uygulamadır. Bu uygulama ile deriyi canlandırma ve gençleştirme, kırışıklıkların azaltılması, cilt yüzeyinde bulunan sivilce ve akne lekeleri gibi ciltte istenmeyen lekeleri giderme, cildin genel görünümünü iyileştirerek uygulanan kişiye daha iyi, pürüzsüz ve daha nemli bir cilt kazandırma gibi etkilerin sağlanması amaçlanır.

Kimyasal peeling işlemi ile cilt yüzeyinde gerçekleştirilen kontrollü hasar cildin katmanlar halinde soyulmasını sağlar. Burada oluşturulacak hasarın derinliği, cildimizin barındırdığı sorunların derinliğine göre Uzman Doktor tarafından belirlenmektedir.

Kimyasal peeling uygulaması ile gerçekleştirilen tedavileri şu şekilde sıralamak mümkündür; Güneşin ve kalıtımsal nedenlerin ortaya çıkardığı yaşlılık belirtileri, Gözaltı ve ağız çevresinde bulunan kırışıklıklar, akneler ve sivilce izleri, güneşin ve yaşlanmanın neden olduğu lekelenmeler, çiller, hamilelik sürecinde oluşan lekeler ve doğum kontrol haplarının neden olduğu lekelenmeler.

Uygulama sonrasında kimyasal peeling işlemini gerçekleştiren kimyasallar kullanılan solüsyona uygun bir etken madde ile nötralize edilerek kontrollü hasarlanma sonlandırılır. Bu işlemde oluşturulan etki, cildin yandığını sanarak yanmaya karşı bir tepki vermesini sağlamaktır. Kimyasal peeling işlemi yüzeyel, orta derinlikte ve derin kimyasal peeling olmak üzere üç farklı aşamada gerçekleştirilmektedir. Soyma işleminin bitmesi ile cildi iyileştirmeye yardımcı ve yatıştıran bir krem ve güneş koruyucu uygulanarak işlem sonlandırılır.

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Kimyasal Peeling (soyma) işlemi, bir veya birden fazla kimyasal asit veya solüsyonun cilde uygulanması ve cildin yüzeyinde kontrollü bir hasar oluşturularak cildin altındaki sağlıklı derinin yüzeye çıkarılması işlemidir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:35 [update_time] => 2016-12-17 16:17:04 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [13] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 27 [title] => Kırışıklık Tedavileri [key] => [content] =>

Yıllar geçtikçe yüzümüzde de artık bir şeyler değişmeye başlıyor. Artık eskisi kadar pürüzsüz ve düzgün bir yüz hattı yerine gittikçe belirginleşen çizgilerle dolu bir yüzümüz oluyor. Özellikle yüz mimikleri kaslarının yoğunlukta olduğu bölgelerdeki çizgiler güldüğümüzde, kaşlarımızı çattığımızda ya da diğer duygu ifadelerinde daha çok belirgin hale geliyor. Bu tür kırışıklıklar için herkes kendine göre bazı yöntemler denemektedir. Bazen işe yarayan bazen hiçbir sonuç alınmayan bu yöntemler sayesinde daha genç görünmek hedeflenmektedir. Sizin için bu yazımızda kırışıklık tedavisinde oldukça etkili olan ve memnun edici sonuçlar veren tedavi yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Botoks İle Kırışıklıklar Giderilebilir Mi?

Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermek ve belli bir süre giderilen kırışıklığın oluşmasını engellemektir. En fazla göz etrafı, dudak çevresi, alın, çene, boyun ve elmacık kemikleri gibi bölgelere uygulanan botoks işlemi ile bu bölgelerdeki kırışıklıklar 4-5 aya kadar giderilmiş olunur. Cilt altına küçük iğneler ile enjekte edilen toksin uygulanan bölgedeki kasların hareketini durdurarak ya da yavaşlatarak buradaki kas hareketlerinden kaynaklı kırışıklıkların oluşmasını engellemektedir.

Dolgu İşlemi İle Kırışıklık Tedavisi

Dolgu işlemini bir boş poşetin hava ile dolduruluşuna benzetebiliriz aslında. Boşken buruşuk bir halde görünen poşet içerisi doldurulduktan sonra dış yüzeyi nasıl düzeliyorsa dolgu işleminde de kırışıklık olan bölgedeki cilt altına enjekte edilen bazı dolgu maddeleri ile cildimiz daha düzgün bir görünüme kavuşmaktadır. 6 ay kadar etkisini gösteren dolgu işlemini altıncı aydan sonra yenilemek gerekmektedir. İşlemden sonra birçok kırışıklık tedavisine göre çok daha az derecede şişlik ve morluk görülen bu uygulamanın uygulama bölgeleri botoks uygulama bölgeleri ile aynıdır diyebiliriz. botoks uygulanabilen her bölgeye dolgu işlemi de uygulanabilir.

Teknoloji İle Mucizevî Kırışıklık Tedavileri

Her ne kadar doğal yöntemlerin tercih edilmesi tavsiye edilse de bazen bu yöntemler yeterli olmamaktadır. Özellikle belli bir yaştan sonra daha etkili yöntemlere başvurmak zorunda kalıyoruz. Bu anlamda çok fazla gelişme gösteren teknoloji adeta bir kurtarıcı rolü üstlenmiştir. Sürekli kendini geliştiren teknolojik cihazlar artık eskisi kadar yan etkilere sahip değildir. Yani en az doğal yöntemler kadar zararsız olan teknolojik yöntemlerle kırışıklık tedavisi yapabilmek günümüzde mümkündür. Özellikle lazer teknolojisi ile uygulanan kırışıklık tedavisinde ciltteki kırışıklıkların giderilmesinin yanı sıra ciltte var olan birçok problem de giderilebilmektedir. Leke tedavisi, tüylenme tedavisi, cilt yenileme ve en önemlisi kırışıklık tedavisi için lazer teknolojisi en yaygın uygulanan teknolojik tedavi yöntemleri arasındadır.

 

 

[short_description] => Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermek ve belli bir süre giderilen kırışıklığın oluşmasını engellemektir. [image] => HcyoJKdW8w1469141315.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermektir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:48:35 [update_time] => 2016-09-06 18:04:51 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 27 [title] => Kırışıklık Tedavileri [key] => [content] =>

Yıllar geçtikçe yüzümüzde de artık bir şeyler değişmeye başlıyor. Artık eskisi kadar pürüzsüz ve düzgün bir yüz hattı yerine gittikçe belirginleşen çizgilerle dolu bir yüzümüz oluyor. Özellikle yüz mimikleri kaslarının yoğunlukta olduğu bölgelerdeki çizgiler güldüğümüzde, kaşlarımızı çattığımızda ya da diğer duygu ifadelerinde daha çok belirgin hale geliyor. Bu tür kırışıklıklar için herkes kendine göre bazı yöntemler denemektedir. Bazen işe yarayan bazen hiçbir sonuç alınmayan bu yöntemler sayesinde daha genç görünmek hedeflenmektedir. Sizin için bu yazımızda kırışıklık tedavisinde oldukça etkili olan ve memnun edici sonuçlar veren tedavi yöntemlerinden bahsedeceğiz.

Botoks İle Kırışıklıklar Giderilebilir Mi?

Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermek ve belli bir süre giderilen kırışıklığın oluşmasını engellemektir. En fazla göz etrafı, dudak çevresi, alın, çene, boyun ve elmacık kemikleri gibi bölgelere uygulanan botoks işlemi ile bu bölgelerdeki kırışıklıklar 4-5 aya kadar giderilmiş olunur. Cilt altına küçük iğneler ile enjekte edilen toksin uygulanan bölgedeki kasların hareketini durdurarak ya da yavaşlatarak buradaki kas hareketlerinden kaynaklı kırışıklıkların oluşmasını engellemektedir.

Dolgu İşlemi İle Kırışıklık Tedavisi

Dolgu işlemini bir boş poşetin hava ile dolduruluşuna benzetebiliriz aslında. Boşken buruşuk bir halde görünen poşet içerisi doldurulduktan sonra dış yüzeyi nasıl düzeliyorsa dolgu işleminde de kırışıklık olan bölgedeki cilt altına enjekte edilen bazı dolgu maddeleri ile cildimiz daha düzgün bir görünüme kavuşmaktadır. 6 ay kadar etkisini gösteren dolgu işlemini altıncı aydan sonra yenilemek gerekmektedir. İşlemden sonra birçok kırışıklık tedavisine göre çok daha az derecede şişlik ve morluk görülen bu uygulamanın uygulama bölgeleri botoks uygulama bölgeleri ile aynıdır diyebiliriz. botoks uygulanabilen her bölgeye dolgu işlemi de uygulanabilir.

Teknoloji İle Mucizevî Kırışıklık Tedavileri

Her ne kadar doğal yöntemlerin tercih edilmesi tavsiye edilse de bazen bu yöntemler yeterli olmamaktadır. Özellikle belli bir yaştan sonra daha etkili yöntemlere başvurmak zorunda kalıyoruz. Bu anlamda çok fazla gelişme gösteren teknoloji adeta bir kurtarıcı rolü üstlenmiştir. Sürekli kendini geliştiren teknolojik cihazlar artık eskisi kadar yan etkilere sahip değildir. Yani en az doğal yöntemler kadar zararsız olan teknolojik yöntemlerle kırışıklık tedavisi yapabilmek günümüzde mümkündür. Özellikle lazer teknolojisi ile uygulanan kırışıklık tedavisinde ciltteki kırışıklıkların giderilmesinin yanı sıra ciltte var olan birçok problem de giderilebilmektedir. Leke tedavisi, tüylenme tedavisi, cilt yenileme ve en önemlisi kırışıklık tedavisi için lazer teknolojisi en yaygın uygulanan teknolojik tedavi yöntemleri arasındadır.

 

 

[short_description] => Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermek ve belli bir süre giderilen kırışıklığın oluşmasını engellemektir. [image] => HcyoJKdW8w1469141315.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Botoks ile kırışıklıklar tedavi edilirken uygulanan yöntemin amacı yüz mimik kaslarından kaynaklanan kırışıklıkları gidermektir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 01:48:35 [update_time] => 2016-09-06 18:04:51 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [14] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 7 [title] => Lazer Uygulamaları [key] => 579385716379f [content] =>

Lazer Epilasyon

Lazer Epilasyon tedavisi, Vücudumuzda bulunan istenmeyen tüylerden kurtulmamızı sağlayan uygulamalardan birisidir. Polikliniğimizde bu tedaviyi gerçekleştirmek için kullanılan tamamı FDA onaylı lazer sistemleri Alexandrite lazer, Radyo frekans destekli Diode lazer, Nd:yag lazer ve Ütüleme Diode lazerdir. Sizin cilt ve kıl yapınıza en uygun lazerin hangisi olduğunu öğrenmek için polikliniğimizden ücretsiz randevu alabilirsiniz.

Lazerle Ben Alma

Lazerle ben alma işlemi, vücudumuzun farklı noktalarında çıkan ve ileride bizler için tehlike oluşturabilecek benlerin güvenli ve sorunsuz bir şekilde ortadan kaldırılmasını sağlayan bir işlemdir. Polikliniğimizde bu işlem FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile gerçekleştirilmektedir. Vücudunuzda yer alan benlerin ileride sizin için bir sorun oluşturup oluşturmayacağını öğrenmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Leke Tedavisi

Lazerle Leke Tedavisi, Medikal estetik uygulamalarında en son teknolojik uygulamalardan biri olmakla birlikte sizlere diğer tedavi yöntemlerinden daha kısa sürede, daha hızlı sonuç almanıza yardımcı olan ve daha güvenli bir tedavi imkanı sunmaktadır. Polikliniğimizde Leke tedavi işlemleri gerek dermokozmetik uygulamalar ile gerekse FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit (CO2) Lazer ve q anahtarlı Nd: yag Lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Lekeleriniz için en uygun tedavinin hangisi olduğunu ve elde edebileceğiniz sonuçlarla ilgili bilgi edinmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Çil Tedavisi

Çiller, Genetik yatkınlığı bulunan ve güneş ışınlarına fazla maruz kalan kişilerde yoğun olarak görülen lekelerdir. Yaz aylarında belirginliği artan ve kış aylarında belirginliği azalan bu lekelerden kurtulmanız artık mümkün. Polikliniğimizde Lazerle Çil tedavisi işlemleri 532 nanometre KTP Lazer, 430 nanometre ile 1100 nanometre aralığında uygulama yapan IPL sistemler, 755 nanometre Alexandrite Lazer, ve Fraksiyonel Karbondioksit (CO2) Lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Sizin için en uygun tedavinin hangisi olduğunu öğrenmek ve tedavi hakkında daha fazla bilgi edinmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Dövme Silme

Dövme, deri altına seçilen renkteki boyaların bir şekil veya yazı oluşturulması amacı ile kalıcı olacak şekilde aktarılması işlemidir. Vücudunuzda bulunan ve artık olmasını istemediğiniz dövmelerinizin silinmesi işlemini kapsayan Lazerle dövme silme uygulamaları, polikliniğimizde Lazerle dövme silme işlemi FDA Onaylı 1064 nanometre Nd:yag lazer, Fraksiyonel lazer ve 532 nanometre Q anahtarlı Nd:yag lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Sildirmek istediğiniz dövmeniz için hangi sistemin uygun olduğunu öğrenmek ve Dövme sildirme işlemi hakkında daha detaylı bilgi almak için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Akne, Sivilce Tedavisi

Akne, 2013 verilerine göre Dünya üzerinde en sık karşılaşılan sekizinci rahatsızlık konumundadır ve toplamda 660 milyon insanın karşılaştığı bir rahatsızlık durumundadır. Farklı etkenlerden kaynaklanabilen bu rahatsızlık, yoğun olarak ergenlik döneminde başlayan ve ergenlik dönemi sonrasında sönümlenen bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Sonrasında vücudumuzda bıraktığı izleri sivilce lekeleri veya akne izleri olarak nitelendirdiğimiz bu rahatsızlığın izlerini tedavi etmek, günümüz teknolojisinde çok daha kolay bir hale gelmiştir. Polikliniğimizde gerek oluşma süresinde Uzman Doktorumuz kontrolünde tedavisi gerçekleştirilebilmekte, gerekse de sonrasında kalan izleri FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile tedavi edebilmekteyiz.


Lazerle Kılcal Damar Tedavisi

Kılcal damar, cilt yüzeyine yakın damarların görünür hale gelmesi durumudur. Genellikle yüz, çene, burun kenarları kalça ve bacaklarda görünen bu rahatsızlık, tedavi edilmediği takdirde ilerleyen süreç içerisinde kılcal damarların kalınlaşarak çatlamasına kadar ilerleyen bir yapıdadır. Uzman Doktorumuz tarafından FDA onaylı 1064 nanometre Nd:yag Lazer sistemi ile tedavisini gerçekleştirdiğimiz bu rahatsızlığın hangi aşamasında olursanız olun sorununuza çözüm olabilecek tedavi planlarını uygulayarak sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Lazerle Cilt Yenileme

Yaşlanmanın etkilerini en gelişmiş teknolojilerden birisi olan Lazer sistemleri ile geciktirmeniz artık mümkün. Kırışıklıklarınızın azaltılması, cildinizin kaybetmeye başlayan elastikiyetinin yeniden kazandırılması, yaşlanma ile oluşan lekelerin cildinizden temizlenmesi ve daha bir çok etkiyi kısa sürede ve iyileşmesini sağlayacak bir şekilde sizler için sağlıyoruz. Uzman Doktorumuz kontörlünde FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile siz de yaşlanmanın etkilerini yavaşlatabilir ve daha genç bir cilde kavuşabilirsiniz.

Lazerle Carbon Peeling

Son yıllarda oldukça dikkat çeken ve adından sıkça söz ettiren Carbon Peeling, 4 mevsim gerçekleştirilebilen, ağrısız, sonuçları kısa sürede gözlemlenebilen bir uygulamadır. Uzman Doktorumuz tarafından FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile gerçekleştirilen bu uygulama ile aktif aknelerinizin azalmasını sağlayabilir, cildinizin sıkılaşmasına ve toparlamasına, gözeneklerinizin sıkılaşmasına yardımcı olabilir, yeni oluşmuş olan düşük seviyedeki sivilce izlerinin görünümünün düzelmesini ve siyah noktalarınızın temizlenmesini sağlayabilirsiniz

[short_description] => [image] => vXWKWBFMua1469141966.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-20 00:06:44 [update_time] => 2016-07-23 17:55:45 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 7 [title] => Lazer Uygulamaları [key] => 579385716379f [content] =>

Lazer Epilasyon

Lazer Epilasyon tedavisi, Vücudumuzda bulunan istenmeyen tüylerden kurtulmamızı sağlayan uygulamalardan birisidir. Polikliniğimizde bu tedaviyi gerçekleştirmek için kullanılan tamamı FDA onaylı lazer sistemleri Alexandrite lazer, Radyo frekans destekli Diode lazer, Nd:yag lazer ve Ütüleme Diode lazerdir. Sizin cilt ve kıl yapınıza en uygun lazerin hangisi olduğunu öğrenmek için polikliniğimizden ücretsiz randevu alabilirsiniz.

Lazerle Ben Alma

Lazerle ben alma işlemi, vücudumuzun farklı noktalarında çıkan ve ileride bizler için tehlike oluşturabilecek benlerin güvenli ve sorunsuz bir şekilde ortadan kaldırılmasını sağlayan bir işlemdir. Polikliniğimizde bu işlem FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile gerçekleştirilmektedir. Vücudunuzda yer alan benlerin ileride sizin için bir sorun oluşturup oluşturmayacağını öğrenmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Leke Tedavisi

Lazerle Leke Tedavisi, Medikal estetik uygulamalarında en son teknolojik uygulamalardan biri olmakla birlikte sizlere diğer tedavi yöntemlerinden daha kısa sürede, daha hızlı sonuç almanıza yardımcı olan ve daha güvenli bir tedavi imkanı sunmaktadır. Polikliniğimizde Leke tedavi işlemleri gerek dermokozmetik uygulamalar ile gerekse FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit (CO2) Lazer ve q anahtarlı Nd: yag Lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Lekeleriniz için en uygun tedavinin hangisi olduğunu ve elde edebileceğiniz sonuçlarla ilgili bilgi edinmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Çil Tedavisi

Çiller, Genetik yatkınlığı bulunan ve güneş ışınlarına fazla maruz kalan kişilerde yoğun olarak görülen lekelerdir. Yaz aylarında belirginliği artan ve kış aylarında belirginliği azalan bu lekelerden kurtulmanız artık mümkün. Polikliniğimizde Lazerle Çil tedavisi işlemleri 532 nanometre KTP Lazer, 430 nanometre ile 1100 nanometre aralığında uygulama yapan IPL sistemler, 755 nanometre Alexandrite Lazer, ve Fraksiyonel Karbondioksit (CO2) Lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Sizin için en uygun tedavinin hangisi olduğunu öğrenmek ve tedavi hakkında daha fazla bilgi edinmek için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Dövme Silme

Dövme, deri altına seçilen renkteki boyaların bir şekil veya yazı oluşturulması amacı ile kalıcı olacak şekilde aktarılması işlemidir. Vücudunuzda bulunan ve artık olmasını istemediğiniz dövmelerinizin silinmesi işlemini kapsayan Lazerle dövme silme uygulamaları, polikliniğimizde Lazerle dövme silme işlemi FDA Onaylı 1064 nanometre Nd:yag lazer, Fraksiyonel lazer ve 532 nanometre Q anahtarlı Nd:yag lazer sistemleri ile gerçekleştirilmektedir. Sildirmek istediğiniz dövmeniz için hangi sistemin uygun olduğunu öğrenmek ve Dövme sildirme işlemi hakkında daha detaylı bilgi almak için polikliniğimizden randevu alabilirsiniz.

Lazerle Akne, Sivilce Tedavisi

Akne, 2013 verilerine göre Dünya üzerinde en sık karşılaşılan sekizinci rahatsızlık konumundadır ve toplamda 660 milyon insanın karşılaştığı bir rahatsızlık durumundadır. Farklı etkenlerden kaynaklanabilen bu rahatsızlık, yoğun olarak ergenlik döneminde başlayan ve ergenlik dönemi sonrasında sönümlenen bir rahatsızlık olarak bilinmektedir. Sonrasında vücudumuzda bıraktığı izleri sivilce lekeleri veya akne izleri olarak nitelendirdiğimiz bu rahatsızlığın izlerini tedavi etmek, günümüz teknolojisinde çok daha kolay bir hale gelmiştir. Polikliniğimizde gerek oluşma süresinde Uzman Doktorumuz kontrolünde tedavisi gerçekleştirilebilmekte, gerekse de sonrasında kalan izleri FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile tedavi edebilmekteyiz.


Lazerle Kılcal Damar Tedavisi

Kılcal damar, cilt yüzeyine yakın damarların görünür hale gelmesi durumudur. Genellikle yüz, çene, burun kenarları kalça ve bacaklarda görünen bu rahatsızlık, tedavi edilmediği takdirde ilerleyen süreç içerisinde kılcal damarların kalınlaşarak çatlamasına kadar ilerleyen bir yapıdadır. Uzman Doktorumuz tarafından FDA onaylı 1064 nanometre Nd:yag Lazer sistemi ile tedavisini gerçekleştirdiğimiz bu rahatsızlığın hangi aşamasında olursanız olun sorununuza çözüm olabilecek tedavi planlarını uygulayarak sizlere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Lazerle Cilt Yenileme

Yaşlanmanın etkilerini en gelişmiş teknolojilerden birisi olan Lazer sistemleri ile geciktirmeniz artık mümkün. Kırışıklıklarınızın azaltılması, cildinizin kaybetmeye başlayan elastikiyetinin yeniden kazandırılması, yaşlanma ile oluşan lekelerin cildinizden temizlenmesi ve daha bir çok etkiyi kısa sürede ve iyileşmesini sağlayacak bir şekilde sizler için sağlıyoruz. Uzman Doktorumuz kontörlünde FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile siz de yaşlanmanın etkilerini yavaşlatabilir ve daha genç bir cilde kavuşabilirsiniz.

Lazerle Carbon Peeling

Son yıllarda oldukça dikkat çeken ve adından sıkça söz ettiren Carbon Peeling, 4 mevsim gerçekleştirilebilen, ağrısız, sonuçları kısa sürede gözlemlenebilen bir uygulamadır. Uzman Doktorumuz tarafından FDA onaylı Fraksiyonel Karbondioksit Lazer sistemi ile gerçekleştirilen bu uygulama ile aktif aknelerinizin azalmasını sağlayabilir, cildinizin sıkılaşmasına ve toparlamasına, gözeneklerinizin sıkılaşmasına yardımcı olabilir, yeni oluşmuş olan düşük seviyedeki sivilce izlerinin görünümünün düzelmesini ve siyah noktalarınızın temizlenmesini sağlayabilirsiniz

[short_description] => [image] => vXWKWBFMua1469141966.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-20 00:06:44 [update_time] => 2016-07-23 17:55:45 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [15] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 23 [title] => Lenf Drenaj Pressoterapi [key] => [content] =>

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir.

Pressoterapide ayaklardan başlayarak göğsün alt kısmına ve kollara kadar basınç uygulanabilmektedir, göğüs kafesi, boyun ve başa bu basınç uygulanmaz. Lenf drenaj masajı, dolaşım bozukluğu olan belirli bölgelere uygulanabildiği gibi, bahsettiğimiz bölgeler hariç tüm vücuda da uygulanabilir. Aşırı dolaşım bozukluğu olan kişilerde bu tedavi uygulanamamaktadır.

Dolaşım bozukluğu olan hastalara uygulama yapılırken dolaşım sistemini düzenlediği, vücudun topladığı ödemi atmasına yardımcı olduğu ve kilo verilmesine yardımcı bir tedavi olduğu tespit edildiğinde medikal estetikte bölgesel zayıflama ve incelme amacı ile de kullanılmaya başlanmıştır.

Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.

Pressoterapi uygulaması yapılan bölgeye göre değişmekle birlikte yaklaşık 30 dakikalık seanslarla gerçekleştirilir ve gün aşırı (bir gün aralıklı olarak) uygulanabilir. Gözle görülür sonuçlar yaklaşık 6-8 seansta görülmekte ve 15 seansta efektif sonuca ulaşılabilmektedir. Uygulama süresince günde en az iki litre su tüketilmesi, elde edilen sonuçların etkinliğini artırmaktadır.

[short_description] => Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesi [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesi [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:45:18 [update_time] => 2016-08-09 04:01:49 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 23 [title] => Lenf Drenaj Pressoterapi [key] => [content] =>

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir.

Pressoterapide ayaklardan başlayarak göğsün alt kısmına ve kollara kadar basınç uygulanabilmektedir, göğüs kafesi, boyun ve başa bu basınç uygulanmaz. Lenf drenaj masajı, dolaşım bozukluğu olan belirli bölgelere uygulanabildiği gibi, bahsettiğimiz bölgeler hariç tüm vücuda da uygulanabilir. Aşırı dolaşım bozukluğu olan kişilerde bu tedavi uygulanamamaktadır.

Dolaşım bozukluğu olan hastalara uygulama yapılırken dolaşım sistemini düzenlediği, vücudun topladığı ödemi atmasına yardımcı olduğu ve kilo verilmesine yardımcı bir tedavi olduğu tespit edildiğinde medikal estetikte bölgesel zayıflama ve incelme amacı ile de kullanılmaya başlanmıştır.

Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.

Pressoterapi uygulaması yapılan bölgeye göre değişmekle birlikte yaklaşık 30 dakikalık seanslarla gerçekleştirilir ve gün aşırı (bir gün aralıklı olarak) uygulanabilir. Gözle görülür sonuçlar yaklaşık 6-8 seansta görülmekte ve 15 seansta efektif sonuca ulaşılabilmektedir. Uygulama süresince günde en az iki litre su tüketilmesi, elde edilen sonuçların etkinliğini artırmaktadır.

[short_description] => Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesi [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesi [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:45:18 [update_time] => 2016-08-09 04:01:49 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [16] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 13 [title] => Mezoterapi [key] => [content] =>

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır.
Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen selülit tedavisi, bölgesel zayıflama uygulamaları, saç dökülmesine ve saç derisinin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar olduğunu söyleyebiliriz.

Mezoterapi uygulamasında kullanılan vitamin, aminoasit, enzim ve mineraller gibi etken maddelerin karışımlarının dermiste sorunun olduğu bölgeye uygulandığı ve düşük miktarlarda enjekte edildiği için, bütün vücuda yayılmadan ve çok daha az miktarlarda kullanılması sağlanır. Bu sayede, kullanılan etken maddelerin etki gücü artarken bu etken maddelerden kaynaklanabilecek yan etki olasılığı da azalabilir.

Mezoterapi uygulamaları uygulamaya ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 1-2 hafta ara ile toplamda 2 ile 8 seans arasında gerçekleştirilen uygulamalardır. Elde edilen sonuçlara göre yaklaşık 6 ayda bir tekrarlanırsa, sonuçların kalıcılık süreleri uzayabilir.

 

 

 

 

[short_description] => [image] => e3CVZgEfgy1470120563.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Mezoterapi bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:03 [update_time] => 2016-12-17 16:06:42 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 13 [title] => Mezoterapi [key] => [content] =>

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır.
Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen selülit tedavisi, bölgesel zayıflama uygulamaları, saç dökülmesine ve saç derisinin güçlendirilmesine yönelik uygulamalar olduğunu söyleyebiliriz.

Mezoterapi uygulamasında kullanılan vitamin, aminoasit, enzim ve mineraller gibi etken maddelerin karışımlarının dermiste sorunun olduğu bölgeye uygulandığı ve düşük miktarlarda enjekte edildiği için, bütün vücuda yayılmadan ve çok daha az miktarlarda kullanılması sağlanır. Bu sayede, kullanılan etken maddelerin etki gücü artarken bu etken maddelerden kaynaklanabilecek yan etki olasılığı da azalabilir.

Mezoterapi uygulamaları uygulamaya ve uygulanan bölgeye göre değişmekle birlikte ortalama 1-2 hafta ara ile toplamda 2 ile 8 seans arasında gerçekleştirilen uygulamalardır. Elde edilen sonuçlara göre yaklaşık 6 ayda bir tekrarlanırsa, sonuçların kalıcılık süreleri uzayabilir.

 

 

 

 

[short_description] => [image] => e3CVZgEfgy1470120563.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Mezoterapi bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:38:03 [update_time] => 2016-12-17 16:06:42 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [17] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 12 [title] => PRP Uygulaması [key] => [content] =>

PRP, platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma anlamına gelen “Platelet Rich Plazma” söz bütününün kısaltmasıdır. Plateletler, kırmızı hücreler ve plazma ile birlikte hem insan hem de hayvan kanının büyük bir bölümünü oluşturan, küçük taçları bulunan oval bir yapıya sahip hücrelerdir. Plateletler genel olarak pıhtılaşma için gerekli hormon ve proteinleri sağlarlar, bu anlamda herhangi bir doku hasar gördüğünde kollajen salgılayan ve hasarlı bölgede ilk müdahaleyi gerçekleştiren ve onarımı başlatan yapılardır.

PRP uygulaması, uygulama yapılacak olan kişiden alınan yaklaşık 10 cc kanın özel bir tüpe konulması ve santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra kanın bileşenlerine ayrıştırılması ile gerçekleştirilir. Bileşenlerine ayrılan kandan elde edilen platelet yönünden zengin plazmanın yine aynı kişiye enjekte edilmesiyle uygulama tamamlanmış olur.

PRP Uygulamasının amacı, uygulama yapılan bölgede kan yolu ile taşınacak olan plateletten daha fazla miktarda platelet bulunmasını sağlamak ve o bölgedeki onarım işleminin cildin gençleşmesini sağlayacak şekilde ilerlemesine yardımcı olmaktır.

PRP uygulaması, vücudun farklı bölgelerinde farklı sonuçları elde etmek için uygulanabilmektedir. Bu bölgeleri yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri ve kollar olarak sıralayabiliriz. PRP uygulamasının amaçlarını ise cilt gençleştirme, ciltte oluşan çöküntülerinin giderilmesinde dermal dolgu olarak kullanılması, akne skarlarının görünümünün düzeltilmesi, saç dökülmelerinde tek başına veya sorunlu bölgeye uygulanan diğer uygulamaların etkisini güçlendirmek, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılması olarak sıralamak mümkündür.

PRP Uygulaması, uygulanacak bölgelere göre değişmekle birlikte yaklaşık yarım saat süren, 2 hafta ara ile 3- 6 seans arasında uygulanabilen düşük seviyede ağrılı bir uygulamadır.

 

[short_description] => [image] => ubjOJdoadW1470120516.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => PRP uygulaması, uygulama yapılacak olan kişiden alınan yaklaşık 10 cc kanın özel bir tüpe konulması ve santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra kanın bileşenlerine ayrıştırılması ile gerçekleştirilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:37:40 [update_time] => 2016-12-17 16:02:38 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 12 [title] => PRP Uygulaması [key] => [content] =>

PRP, platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma anlamına gelen “Platelet Rich Plazma” söz bütününün kısaltmasıdır. Plateletler, kırmızı hücreler ve plazma ile birlikte hem insan hem de hayvan kanının büyük bir bölümünü oluşturan, küçük taçları bulunan oval bir yapıya sahip hücrelerdir. Plateletler genel olarak pıhtılaşma için gerekli hormon ve proteinleri sağlarlar, bu anlamda herhangi bir doku hasar gördüğünde kollajen salgılayan ve hasarlı bölgede ilk müdahaleyi gerçekleştiren ve onarımı başlatan yapılardır.

PRP uygulaması, uygulama yapılacak olan kişiden alınan yaklaşık 10 cc kanın özel bir tüpe konulması ve santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra kanın bileşenlerine ayrıştırılması ile gerçekleştirilir. Bileşenlerine ayrılan kandan elde edilen platelet yönünden zengin plazmanın yine aynı kişiye enjekte edilmesiyle uygulama tamamlanmış olur.

PRP Uygulamasının amacı, uygulama yapılan bölgede kan yolu ile taşınacak olan plateletten daha fazla miktarda platelet bulunmasını sağlamak ve o bölgedeki onarım işleminin cildin gençleşmesini sağlayacak şekilde ilerlemesine yardımcı olmaktır.

PRP uygulaması, vücudun farklı bölgelerinde farklı sonuçları elde etmek için uygulanabilmektedir. Bu bölgeleri yüz, boyun, dekolte bölgesi, eller, bacak içleri ve kollar olarak sıralayabiliriz. PRP uygulamasının amaçlarını ise cilt gençleştirme, ciltte oluşan çöküntülerinin giderilmesinde dermal dolgu olarak kullanılması, akne skarlarının görünümünün düzeltilmesi, saç dökülmelerinde tek başına veya sorunlu bölgeye uygulanan diğer uygulamaların etkisini güçlendirmek, cilt lekelerinin ve çatlakların görünürlüğünün azaltılması olarak sıralamak mümkündür.

PRP Uygulaması, uygulanacak bölgelere göre değişmekle birlikte yaklaşık yarım saat süren, 2 hafta ara ile 3- 6 seans arasında uygulanabilen düşük seviyede ağrılı bir uygulamadır.

 

[short_description] => [image] => ubjOJdoadW1470120516.jpg [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => PRP uygulaması, uygulama yapılacak olan kişiden alınan yaklaşık 10 cc kanın özel bir tüpe konulması ve santrifüj işlemine tabi tutulduktan sonra kanın bileşenlerine ayrıştırılması ile gerçekleştirilir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:37:40 [update_time] => 2016-12-17 16:02:38 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [18] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 9 [title] => Ultherapy [key] => [content] =>

Ultherapy, ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan,  Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen uygulamanın adıdır. Odaklı ultrason dalgaları belirli derinliğe inerek ısı oluşturup cildin altında koagülatif sıcaklıklara 60-70°C lere ulaşır ve kolajeni uyarır.


Ultherapy hangi bölgelere uygulanır?

Ultherapy aşağıdaki bölgelere uygulanabilir;
- Yüz
- Alın
- Çene
- Çene altı
- Boyun derisi
- Dekolte bölgesi
- Göz kenarları (Kaz ayağı bölgesi)

 

 

 


Ultherapy Nasıl Çalışır?

Ultheraphy ( Türkçe okunuşu ile Ulterapi); ciltte cerrahi bir müdahalede bulunmadan ve cildin yüzeyine zarar vermeden, cildin temel tabakasına odaklanmış Ultrasound (ultrason) enerjisini göndererek cildin kollajen üretimini uyarır.

Ulterapi; Lazer sistemleri, Radyo Frekans enerjisi, cerrahi müdahaleler ve diğer teknolojilerden farklı olarak, cerrahi olmayan (non invaziv) bir yöntemle çalışır. Cilt yüzeyini atlayarak istenilen enerjiyi cildin alt katmanlarına iletir. İletilen bu enerji sayesinde cildin altında bulunan yenileyici yapılar tetiklenir yeni kollajen üretimi sağlanarak cildin yenilenmesi sıkılaşması istenir.

Ulterapi'de  dolgu veya toksin yoktur; iyileşme için vücudunuzun yavaş çalışmaya başlayan kendi kollajen üretim mekanizmasını harekete geçmesi sağlanır.

 

Ulterapi Uygulama öncesinde neler yapılmalıdır?

Uygulama öncesi herhangi bir özel hazırlık veya cilt bakımı yaptırmanıza gerek yoktur.

Ultheraphy uygulaması sırasında neler yapılıyor?

Cildinizin temizlenerek uygulamaya hazır hale getirimesi ve uygulama yapılacak bölgelerin tespit edilmesinden sonra, ultrason jelini cildinize uygulanır ve uygulama başlığını cildinizin üzerine yerleştirilir. Sonra, cihazın ultrason ile görüntüleme özelliğini kullanarak tedavi enerjisinin cilde en uygun bir şekilde aktarılma pozisyonunu belirlemek için cildin katmanlarını inceler ve odaklanmış ultrason enerjisini cildin altına uygulanmasını sağlar.

Uygulama sırasında cildin derinlerine enerji aktarıldığını düşük bir seviyede hissedilir ki bu da ciltte kollajen üretim sürecinin başlatıldığının bir göstergesidir.

Ulterapi Uygulaması sonrasında neler yapılmalı?

Uygulama sonrası  dikkat edilmesi gereken herhangi bir kısıtlama  yoktur.

Uygulamadan hemen sonra ciltte kızarıklıklar olabilir, ancak bu kızarıklık birkaç saat içinde kaybolur. Bazı kişilerin cildinde hafif şişlik, karıncalanma veya dokunmaya karşı hassasiyet oluşabilir fakat bunlar hafif derecelidir.

 

 

 

 

[short_description] => Ultherapy, Ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan, Amerikan üretimi olan Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen ve bu alanda FDA onayına sahip tek tedavi olarak adından söz ettiren uygulamanın adıdır. [image] => c2CeGjesht1471005506.png [image_cover] => 7bBmMxfQ861469128068.jpg [seo_title] => Ultherapy Ameliyatsız Yüz Germe [seo_description] => Ultherapy, Ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan, Amerikan üretimi olan Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen ve bu alanda FDA onayına sahip bir tedavi olarak adından söz ettiren uygulamanın adıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-21 22:07:48 [update_time] => 2016-12-17 15:37:37 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 9 [title] => Ultherapy [key] => [content] =>

Ultherapy, ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan,  Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen uygulamanın adıdır. Odaklı ultrason dalgaları belirli derinliğe inerek ısı oluşturup cildin altında koagülatif sıcaklıklara 60-70°C lere ulaşır ve kolajeni uyarır.


Ultherapy hangi bölgelere uygulanır?

Ultherapy aşağıdaki bölgelere uygulanabilir;
- Yüz
- Alın
- Çene
- Çene altı
- Boyun derisi
- Dekolte bölgesi
- Göz kenarları (Kaz ayağı bölgesi)

 

 

 


Ultherapy Nasıl Çalışır?

Ultheraphy ( Türkçe okunuşu ile Ulterapi); ciltte cerrahi bir müdahalede bulunmadan ve cildin yüzeyine zarar vermeden, cildin temel tabakasına odaklanmış Ultrasound (ultrason) enerjisini göndererek cildin kollajen üretimini uyarır.

Ulterapi; Lazer sistemleri, Radyo Frekans enerjisi, cerrahi müdahaleler ve diğer teknolojilerden farklı olarak, cerrahi olmayan (non invaziv) bir yöntemle çalışır. Cilt yüzeyini atlayarak istenilen enerjiyi cildin alt katmanlarına iletir. İletilen bu enerji sayesinde cildin altında bulunan yenileyici yapılar tetiklenir yeni kollajen üretimi sağlanarak cildin yenilenmesi sıkılaşması istenir.

Ulterapi'de  dolgu veya toksin yoktur; iyileşme için vücudunuzun yavaş çalışmaya başlayan kendi kollajen üretim mekanizmasını harekete geçmesi sağlanır.

 

Ulterapi Uygulama öncesinde neler yapılmalıdır?

Uygulama öncesi herhangi bir özel hazırlık veya cilt bakımı yaptırmanıza gerek yoktur.

Ultheraphy uygulaması sırasında neler yapılıyor?

Cildinizin temizlenerek uygulamaya hazır hale getirimesi ve uygulama yapılacak bölgelerin tespit edilmesinden sonra, ultrason jelini cildinize uygulanır ve uygulama başlığını cildinizin üzerine yerleştirilir. Sonra, cihazın ultrason ile görüntüleme özelliğini kullanarak tedavi enerjisinin cilde en uygun bir şekilde aktarılma pozisyonunu belirlemek için cildin katmanlarını inceler ve odaklanmış ultrason enerjisini cildin altına uygulanmasını sağlar.

Uygulama sırasında cildin derinlerine enerji aktarıldığını düşük bir seviyede hissedilir ki bu da ciltte kollajen üretim sürecinin başlatıldığının bir göstergesidir.

Ulterapi Uygulaması sonrasında neler yapılmalı?

Uygulama sonrası  dikkat edilmesi gereken herhangi bir kısıtlama  yoktur.

Uygulamadan hemen sonra ciltte kızarıklıklar olabilir, ancak bu kızarıklık birkaç saat içinde kaybolur. Bazı kişilerin cildinde hafif şişlik, karıncalanma veya dokunmaya karşı hassasiyet oluşabilir fakat bunlar hafif derecelidir.

 

 

 

 

[short_description] => Ultherapy, Ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan, Amerikan üretimi olan Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen ve bu alanda FDA onayına sahip tek tedavi olarak adından söz ettiren uygulamanın adıdır. [image] => c2CeGjesht1471005506.png [image_cover] => 7bBmMxfQ861469128068.jpg [seo_title] => Ultherapy Ameliyatsız Yüz Germe [seo_description] => Ultherapy, Ameliyatsız olarak yüz gerdirme için kullanılan, Amerikan üretimi olan Ulthera isimli cihazla gerçekleştirilen ve bu alanda FDA onayına sahip bir tedavi olarak adından söz ettiren uygulamanın adıdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-21 22:07:48 [update_time] => 2016-12-17 15:37:37 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [19] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 22 [title] => VelaShape III [key] => [content] =>

Selülit, yirmi yaşın üzerindeki kadınların % 80’ini etkileyen, genel olarak kalça ve bacak bölgelerinde yoğunlaşan yağ hücrelerinin neden olduğu portakal kabuğuna benzer görüntü olarak tanımlayabileceğimiz bir problemdir.

Velashape 3, 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanarak bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Bu teknolojilerin bir arada kullanılarak oluşturduğu etkiye, Velashape ‘in üreticisi olan Syneron firması ELOS (Elektro Optik Sinerji) teknolojisi adını veriyor.

Velashape 3 ün kullandığı teknolojilerden teker teker bahsedelim;

Bipolar Radyo Frekans Enerjisi: Radyo frekans enerjisi uzun zamandır tıpta kullanılan bir teknolojidir. Medikal estetik alanında uygulanan bölgelerde ısı oluşturarak sorunların çözülmesine yardımcı olur. Bipolar (iki kutuplu) radyo frekans enerjisi ile cilt yüzeyi çok fazla ısınmadan deri altında yer alan dokuların yüksek ısılara ulaşmasına yardımcı olur. Oluşturulan ısının derinliği cilt altında 15 milimetreye kadar inebilmektedir. Bu ısı sayesinde dokular arasındaki kılcal damarlar genişler, dokular arası alışveriş artar, bölgede bulunan yağ hücrelerinin içeriklerinin kan dolaşım sistemi aracılığı ile bölgeden uzaklaşmasına ve yağ hücrelerinin küçülmesine yardımcı olur. Radyo frekans enerjisi bunları gerçekleştirirken aynı zamanda da cilt yüzeyinin ve cilt altı dokuların sıkılaşma ve toparlamasına da yardımcı olur.

Kızılötesi Enerji: Kızılötesi (infrared) enerji, cilt yüzeyinin ısınmasına yardımcı olan teknolojilerden birisidir. Aynı zamanda kas ağrılarının azaltılmasında da kullanılmaktadır. Cilt yüzeyinde oluşan bu ısı ile cildin kendini yenileyici mekanizması harekete geçer, kollajen, elastin ve hyaluronik asit sentezi üretimini tetikler ve cildin sıkılaşma ve toparlamasına yardımcı olur.

Mekanik Masaj ve Vakum Teknolojisi: Vakum Teknolojisinin medikal estetikte kullanılmasının amacı, cilt altı dokuların hareketlendirilerek selülit görüntüsünü oluşturan sıkılaşmış dokuların arasındaki bağın azaltılmasıdır. Vakum teknolojisinin sağladığı bu fayda, selülit görüntüsünün ortadan kaldırılması için tek başına yeterli olmamakta fakat fayda sağlamaktadır. Mekanik Masaj işlem ise vakum teknolojisinin etkinliğinin artmasını sağlar. Bu iki teknoloji birlikte çalıştığında yağ dokusunun hareketlenmesini tetikler, cilt altı dokularının bölgesel madde alışverişini hızlandırarak ve lenfatik drenaj etkisinin oluşmasını sağlayarak bölgesel yağ dokusunun azaltılması için gerekli ortamın oluşmasına önayak olur.

Aynı zamanda karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak sıkılaşma ve toparlama, selülit tedavisi, bölgesel incelmede yardımcı olan bir uygulamadır.

[short_description] => [image] => XiGg8mbQiG1470770284.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Velashape, tüm dünyada 3 milyon uygulamadan fazla sayıda uygulama yapılmış olan FDA onaylı bir teknolojiye sahip bölgesel incelme, selülit tedavisi, zayıflama, sıkılaşma ve toparlama sağlayan kombine bir cihazdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:43:38 [update_time] => 2016-12-30 17:08:57 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 22 [title] => VelaShape III [key] => [content] =>

Selülit, yirmi yaşın üzerindeki kadınların % 80’ini etkileyen, genel olarak kalça ve bacak bölgelerinde yoğunlaşan yağ hücrelerinin neden olduğu portakal kabuğuna benzer görüntü olarak tanımlayabileceğimiz bir problemdir.

Velashape 3, 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanarak bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Bu teknolojilerin bir arada kullanılarak oluşturduğu etkiye, Velashape ‘in üreticisi olan Syneron firması ELOS (Elektro Optik Sinerji) teknolojisi adını veriyor.

Velashape 3 ün kullandığı teknolojilerden teker teker bahsedelim;

Bipolar Radyo Frekans Enerjisi: Radyo frekans enerjisi uzun zamandır tıpta kullanılan bir teknolojidir. Medikal estetik alanında uygulanan bölgelerde ısı oluşturarak sorunların çözülmesine yardımcı olur. Bipolar (iki kutuplu) radyo frekans enerjisi ile cilt yüzeyi çok fazla ısınmadan deri altında yer alan dokuların yüksek ısılara ulaşmasına yardımcı olur. Oluşturulan ısının derinliği cilt altında 15 milimetreye kadar inebilmektedir. Bu ısı sayesinde dokular arasındaki kılcal damarlar genişler, dokular arası alışveriş artar, bölgede bulunan yağ hücrelerinin içeriklerinin kan dolaşım sistemi aracılığı ile bölgeden uzaklaşmasına ve yağ hücrelerinin küçülmesine yardımcı olur. Radyo frekans enerjisi bunları gerçekleştirirken aynı zamanda da cilt yüzeyinin ve cilt altı dokuların sıkılaşma ve toparlamasına da yardımcı olur.

Kızılötesi Enerji: Kızılötesi (infrared) enerji, cilt yüzeyinin ısınmasına yardımcı olan teknolojilerden birisidir. Aynı zamanda kas ağrılarının azaltılmasında da kullanılmaktadır. Cilt yüzeyinde oluşan bu ısı ile cildin kendini yenileyici mekanizması harekete geçer, kollajen, elastin ve hyaluronik asit sentezi üretimini tetikler ve cildin sıkılaşma ve toparlamasına yardımcı olur.

Mekanik Masaj ve Vakum Teknolojisi: Vakum Teknolojisinin medikal estetikte kullanılmasının amacı, cilt altı dokuların hareketlendirilerek selülit görüntüsünü oluşturan sıkılaşmış dokuların arasındaki bağın azaltılmasıdır. Vakum teknolojisinin sağladığı bu fayda, selülit görüntüsünün ortadan kaldırılması için tek başına yeterli olmamakta fakat fayda sağlamaktadır. Mekanik Masaj işlem ise vakum teknolojisinin etkinliğinin artmasını sağlar. Bu iki teknoloji birlikte çalıştığında yağ dokusunun hareketlenmesini tetikler, cilt altı dokularının bölgesel madde alışverişini hızlandırarak ve lenfatik drenaj etkisinin oluşmasını sağlayarak bölgesel yağ dokusunun azaltılması için gerekli ortamın oluşmasına önayak olur.

Aynı zamanda karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak sıkılaşma ve toparlama, selülit tedavisi, bölgesel incelmede yardımcı olan bir uygulamadır.

[short_description] => [image] => XiGg8mbQiG1470770284.png [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Velashape, tüm dünyada 3 milyon uygulamadan fazla sayıda uygulama yapılmış olan FDA onaylı bir teknolojiye sahip bölgesel incelme, selülit tedavisi, zayıflama, sıkılaşma ve toparlama sağlayan kombine bir cihazdır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:43:38 [update_time] => 2016-12-30 17:08:57 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [20] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 24 [title] => X-Well [key] => [content] =>

X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir.


Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor. Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

X Well, Selülit oluşumunu engellerken kemik yoğunluğunu artmasını sağlar. Aynı zamanda da kaslarınızı güçlendirirken hareket koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olmaktadır.

 

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:45:47 [update_time] => 2016-08-09 04:05:21 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 24 [title] => X-Well [key] => [content] =>

X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir.


Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor. Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

X Well, Selülit oluşumunu engellerken kemik yoğunluğunu artmasını sağlar. Aynı zamanda da kaslarınızı güçlendirirken hareket koordinasyonunuzun gelişmesine yardımcı olmaktadır.

 

[short_description] => [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:45:47 [update_time] => 2016-08-09 04:05:21 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [21] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 17 [title] => Yüz Dolgusu [key] => [content] =>

Yüzümüz, vücudumuzun zamanın etkilerini en fazla yansıtan bölümüdür. Sadece zamanın izlerini değil sahip olunan deformasyonları, yaralardan kalan izleri, cerrahi müdahale izleri gibi birçok izi karşımızdakilere yansıtır. Bu anlamda estetik açıdan en fazla müdahale edilen bölümlerden biri olduğunu söylememiz yanlış olmaz.

Yüzümüzde bulunan yaza izleri, ince veya kalın kırışıklıklar, çukur bölgeler, zamanla oluşmuş olan hafif sarkıklıklar, akne izleri, hafif ve orta şiddetteki burun kenarı çizgileri, yüzdeki asimetrik görünümler, dolgunluk verilmek istenen diğer bölgelere müdahale gibi birçok sorunu ortadan kaldırmak veya sorunu hafifletmek için kullanılan ürünlerden birisi de dolgudur. Dolgu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asittir. Hyalüronik asit, cilt altına enjekte edildikten sonra vücudun ürettiği hyalüronik asit ile birleşir ve uygulama bölgesinde elde edilmek istenen sonucun sağlanmasına yardımcı olur.

Yüz Dolgusu, cildimizin alt tabakalarından bulunan ve zaman içerisinde azalan bu kimyasal bileşiğin yerine geri konulması esasına dayanan bir uygulamadır. Hyalüronik asit uygulanması sonrasında vücudumuzda bulunan suyu emerek uygulama bölgesinde yastıklama görevi görür, bir dolgunluk sağlar. Bu yastıklama görevi, cildimizdeki sorunların cildimizden yukarıya doğru itilmesi sayesinde daha az belirgin hale gelir veya hiç belirgin olmamasını sağlar. Hyalüronik ait zaman içerisinde vücudumuzdan küçük parçalar halinde atılmakta ve uygulama bölgesi, uygulama gerçekleştirilmeden önceki haline süreç içerisinde dönmektedir.

Yüz dolgusunun kalıcılığı, uygulanan bölgeye, miktara, daha önce o bölgeye uygulama yapılıp yapılmadığına göre değişmekle birlikte ortalama olarak 12 aya kadar kalıcılık gösterebilmektedir. Yüz dolgusu işlemleri, Botoks enjeksiyonu ile birlikte kombine bir uygulama halinde gerçekleştirilebilir.

Yüz dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Her ne kadar estetik bir uygulama olsa da uygulamanın Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmeli, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Yüzümüz, vücudumuzun zamanın etkilerini en fazla yansıtan bölümüdür. Sadece zamanın izlerini değil sahip olunan deformasyonları, yaralardan kalan izleri, cerrahi müdahale izleri gibi birçok izi karşımızdakilere yansıtır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Yüz Dolgusu, cildimizin alt tabakalarından bulunan ve zaman içerisinde azalan bu kimyasal bileşiğin yerine geri konulması esasına dayanan bir uygulamadır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:07 [update_time] => 2016-08-09 04:05:55 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 17 [title] => Yüz Dolgusu [key] => [content] =>

Yüzümüz, vücudumuzun zamanın etkilerini en fazla yansıtan bölümüdür. Sadece zamanın izlerini değil sahip olunan deformasyonları, yaralardan kalan izleri, cerrahi müdahale izleri gibi birçok izi karşımızdakilere yansıtır. Bu anlamda estetik açıdan en fazla müdahale edilen bölümlerden biri olduğunu söylememiz yanlış olmaz.

Yüzümüzde bulunan yaza izleri, ince veya kalın kırışıklıklar, çukur bölgeler, zamanla oluşmuş olan hafif sarkıklıklar, akne izleri, hafif ve orta şiddetteki burun kenarı çizgileri, yüzdeki asimetrik görünümler, dolgunluk verilmek istenen diğer bölgelere müdahale gibi birçok sorunu ortadan kaldırmak veya sorunu hafifletmek için kullanılan ürünlerden birisi de dolgudur. Dolgu için kullanılan madde, vücudumuzun bu işi yapmak için kendisinin ürettiği madde olan hyalüronik asittir. Hyalüronik asit, cilt altına enjekte edildikten sonra vücudun ürettiği hyalüronik asit ile birleşir ve uygulama bölgesinde elde edilmek istenen sonucun sağlanmasına yardımcı olur.

Yüz Dolgusu, cildimizin alt tabakalarından bulunan ve zaman içerisinde azalan bu kimyasal bileşiğin yerine geri konulması esasına dayanan bir uygulamadır. Hyalüronik asit uygulanması sonrasında vücudumuzda bulunan suyu emerek uygulama bölgesinde yastıklama görevi görür, bir dolgunluk sağlar. Bu yastıklama görevi, cildimizdeki sorunların cildimizden yukarıya doğru itilmesi sayesinde daha az belirgin hale gelir veya hiç belirgin olmamasını sağlar. Hyalüronik ait zaman içerisinde vücudumuzdan küçük parçalar halinde atılmakta ve uygulama bölgesi, uygulama gerçekleştirilmeden önceki haline süreç içerisinde dönmektedir.

Yüz dolgusunun kalıcılığı, uygulanan bölgeye, miktara, daha önce o bölgeye uygulama yapılıp yapılmadığına göre değişmekle birlikte ortalama olarak 12 aya kadar kalıcılık gösterebilmektedir. Yüz dolgusu işlemleri, Botoks enjeksiyonu ile birlikte kombine bir uygulama halinde gerçekleştirilebilir.

Yüz dolgusu uygulaması öncesinde, uygulama bölgelerine lokal anestetik krem sürülerek uygulama gerçekleştirilecek kişinin hissedeceği ağrının minimize edilmesi sağlanır. Uygulama sonrasında günlük hayatınıza devam edebilirsiniz. Uygulama bölgelerinde hafif bir şişlik veya morluk gözlemlenebilir, bunlar geçici durumlardır. Her ne kadar estetik bir uygulama olsa da uygulamanın Uzman doktor tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğine dikkat edilmeli, gerek uygulamanın başarısı, gerekse istenmeyen yan etkilerin oluşmaması açısından önem taşımaktadır.

[short_description] => Yüzümüz, vücudumuzun zamanın etkilerini en fazla yansıtan bölümüdür. Sadece zamanın izlerini değil sahip olunan deformasyonları, yaralardan kalan izleri, cerrahi müdahale izleri gibi birçok izi karşımızdakilere yansıtır. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Yüz Dolgusu, cildimizin alt tabakalarından bulunan ve zaman içerisinde azalan bu kimyasal bileşiğin yerine geri konulması esasına dayanan bir uygulamadır. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-07-22 00:40:07 [update_time] => 2016-08-09 04:05:55 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) [22] => frontend\modules\category\models\Categories Object ( [_attributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 5 [title] => Zayıflama [key] => 577413c82c7ad [content] =>

Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur. Enerji sağlamak için yediğimiz ve içtiğimiz yiyeceklerin miktarlarının aynı kalması bile orta vadede vücudumuzun bu enerjiyi yağ hücreleri olarak depolamasına neden olmakta, bu da toplumun daha fazla kilolu bireyleri haline gelmemizin ana sebeplerinden birisidir.

Elbette ki bizlerin kilo almamızdaki tek neden bu değildir, genetik yatkınlık, hormonal denge, dengesiz veya aşırı beslenme, sağlıklı olmayan gıdaların aşırı olarak tüketimi, kilo almanın elverişli olduğu dönemlerden geçme, psikolojik faktörler, kullanılan ilaçlar gibi nedenler de bu durumda etkili. Toplumun bireyleri olarak beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeyi sevmediğimiz gibi, süreç içerisinde sportif faaliyetleri de azaltarak bırakmamız, aldığımız kiloların verilmesini oldukça zorlaştırıyor, maalesef ki bu da orta vadede kilodan kaynaklı sağlık sorunlarının hayatımıza girmesi için imkân tanıyor.

Sağlığımız için sahip olmamız gereken ideal kilonun ne olduğunu yaklaşık olarak hepimiz biliyoruz. Bu kilonun üzerinde olan kilolardan kurtulmak için yapmamız gerekenlerinde ne olduğunun farkındayız. Günlük yaşamımız içerisinde yapmamız gerekenlerin yoğunluğu, minör sağlık sorunları ve diğer nedenlerle yapamadıklarımızın telafisi için yine teknolojik imkan ve araştırmalardan faydalanarak çözümlerin oluşturulması da alternatif olarak bizlerin kullanımına sunulmaktadır.

Bu anlamda sizlerin bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım.

Velashape 3, FDA Onaylı olan ve 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanan, bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olan bir teknolojidir. Karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak 3 seansta gözle görülür sonuçlar elde edebileceğiniz bir sıkılaşma ve toparlama, bölgesel incelme, zayıflama ve selülit tedavisi gerçekleştiren bir cihazdır. Uygulamaları 4 mevsim gerçekleştirilebilen, günlük hayatınıza uygulama sonrasında devam edebileceğiniz, dünya üzerinde 3 milyondan fazla uygulama yapılarak etkinliği kanıtlanmış bir teknolojiye sahiptir.

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir. Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır. Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen tedavilerin selülit tedavisi ve bölgesel zayıflama uygulamaları, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler olduğunu söyleyebiliriz.

X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor. Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

[short_description] => Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimize bekleriz. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-06-29 21:30:32 [update_time] => 2016-08-09 04:08:16 ) [_oldAttributes:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( [id] => 5 [title] => Zayıflama [key] => 577413c82c7ad [content] =>

Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur. Enerji sağlamak için yediğimiz ve içtiğimiz yiyeceklerin miktarlarının aynı kalması bile orta vadede vücudumuzun bu enerjiyi yağ hücreleri olarak depolamasına neden olmakta, bu da toplumun daha fazla kilolu bireyleri haline gelmemizin ana sebeplerinden birisidir.

Elbette ki bizlerin kilo almamızdaki tek neden bu değildir, genetik yatkınlık, hormonal denge, dengesiz veya aşırı beslenme, sağlıklı olmayan gıdaların aşırı olarak tüketimi, kilo almanın elverişli olduğu dönemlerden geçme, psikolojik faktörler, kullanılan ilaçlar gibi nedenler de bu durumda etkili. Toplumun bireyleri olarak beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeyi sevmediğimiz gibi, süreç içerisinde sportif faaliyetleri de azaltarak bırakmamız, aldığımız kiloların verilmesini oldukça zorlaştırıyor, maalesef ki bu da orta vadede kilodan kaynaklı sağlık sorunlarının hayatımıza girmesi için imkân tanıyor.

Sağlığımız için sahip olmamız gereken ideal kilonun ne olduğunu yaklaşık olarak hepimiz biliyoruz. Bu kilonun üzerinde olan kilolardan kurtulmak için yapmamız gerekenlerinde ne olduğunun farkındayız. Günlük yaşamımız içerisinde yapmamız gerekenlerin yoğunluğu, minör sağlık sorunları ve diğer nedenlerle yapamadıklarımızın telafisi için yine teknolojik imkan ve araştırmalardan faydalanarak çözümlerin oluşturulması da alternatif olarak bizlerin kullanımına sunulmaktadır.

Bu anlamda sizlerin bölgesel incelme ve zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimizde kullanılan uygulama ve tedavilerin neler olduğuna bir göz atalım.

Velashape 3, FDA Onaylı olan ve 4 farklı teknolojiyi aynı anda uygulama bölgesinde kullanan, bu teknolojilerin birlikte kullanılması ile birlikte oluşan sinerji ile sorunların ortadan kaldırılmasına yardımcı olan bir teknolojidir. Karın ve yan karın, kollar, kalça ve bacaklarda uygulanarak 3 seansta gözle görülür sonuçlar elde edebileceğiniz bir sıkılaşma ve toparlama, bölgesel incelme, zayıflama ve selülit tedavisi gerçekleştiren bir cihazdır. Uygulamaları 4 mevsim gerçekleştirilebilen, günlük hayatınıza uygulama sonrasında devam edebileceğiniz, dünya üzerinde 3 milyondan fazla uygulama yapılarak etkinliği kanıtlanmış bir teknolojiye sahiptir.

Lenf Drenaj masajı, diğer adı ile pressoterapi, vücudumuzda bulunan basınç noktalarına dışarıdan sistematik bir şekilde ve farklı bölgelere farklı miktarlarda uygulanan basınç aracılığı ile kan dolaşım sisteminin hızlanmasını veya düzelmesini, bu sayede de vücutta yavaş çalışan veya çalışmakta zorluk çeken dolaşım sistemini hareketlendirmeyi ve hızlandırmayı hedefleyen bir tedavidir. Pressoterapi Uygulamalarının sonucunda selülit görünümünü azalttığı, cildin elastikiyetinin artmasına yardımcı olduğu, bölgesel incelmeyi desteklediği, gevşeyen kas dokusunun ve sarkık deri dokusunun toparlamasına yardımcı olduğu ve lenfatik sistem sorunlarını azalttığı tespit edilmiştir.

Mezoterapi, 1952 yılından bugüne kadar devam eden bir medikal estetik tedavisidir. Mezoterapide, uygulama yapılacak olan bölgeye göre farklı kombinasyonlarda hazırlanan kimyasal veya bitkisel ürün karışımlarının derinin altına küçük dozlarda ve çoklu iğne girişleri ile enjekte edilmesi esastır. Uygulama alanları oldukça fazla olan Mezoterapi uygulamasında en çok gerçekleştirilen tedavilerin selülit tedavisi ve bölgesel zayıflama uygulamaları, elastikiyet kaybının önlenmesi ve elastikiyetin artırılmasına yönelik tedaviler olduğunu söyleyebiliriz.

X Well, oluşturduğu farklı yönlerde etki edecek titreşimler ile uygulama yapılan kişinin vücudunda yoğun bir titreşim oluşmasını ve oluşan titreşimler sonucunda vücut eklemlerinin ve kasların kuvvetlendirilmesine yardımcı olan bir işlemdir. Günde yaklaşık 10-15 dakika süren uygulamalar ile 45 dakikada harcayacağınız kaloriyi yakmanıza yardımcı olan bu sistem vücudun genel duruşunu güçlendirirken, kas dokusunun sağlamlığını ve elastikiyetini artırıyor. Vücudun ürettiği mutluluk hormonunun artmasını sağlarken vücutta yağ yakımının artmasına ve lenfatik sistemin hızlanmasına yardımcı oluyor.

[short_description] => Teknolojinin gelişmesi ve bizlerin günlük hayatımızda teknolojik imkanlardan faydalanma düzeyimizin artması, günlük olarak gösterdiğimiz efor ve buna bağlı olarak harcadığımız kalorinin azalmasına neden olmuştur. [image] => [image_cover] => [seo_title] => [seo_description] => Zayıflama beklentilerinizi karşılamak, ihtiyaç duyduğunuz bölgelerinizdeki sıkılaşma ve toparlamayı sağlamak ve selülit görünümünü ortadan kaldırmak için polikliniğimize bekleriz. [modules] => {"contactForm":"1"} [create_time] => 2016-06-29 21:30:32 [update_time] => 2016-08-09 04:08:16 ) [_related:yii\db\BaseActiveRecord:private] => Array ( ) [_errors:yii\base\Model:private] => [_validators:yii\base\Model:private] => [_scenario:yii\base\Model:private] => default [_events:yii\base\Component:private] => Array ( ) [_behaviors:yii\base\Component:private] => Array ( ) ) )

Çalışma Saatlerimiz

Hizmet verdiğimiz saatler

09:00 - 19.00

© 2016 Dr.Derm Right Reserved

Sosyal Medya'da Biz

Hemen Ara Neredeyiz

Neredeyiz ?

Tunalı Hilmi Cad. 111/6
Kavaklıdere / Çankaya / Ankara

0(312) 465 05 65

0(537) 778 47 55